1 Kasım seçim sonuçlarından çıkan dersler

AKP’yi 5 ayda yeniden tek başına iktidar yapan 5 etken

AKP’nin % 49.37, CHP’nin % 25.42, MHP’nin % 11.95 ve HDP’nin % 10.68 oy oranlarıyla, AKP’nin 316, CHP’nin 134, MHP’nin 41 ve HDP’nin 59 milletvekiliyle sonuçlanan 1 Kasım erken seçim sonuçları aslında anlayana sivrisinek saz yerine birçok derslerle dolu; anlamayana da zaten davul zurna az.

7 Haziran 2015’te yapılan seçimlerde AKP’nin yüzde 41 oy alarak 258 milletvekili, CHP’nin yüzde 25 oy alarak 132 milletvekili, MHP’nin yüzde 16,3 oy alarak, 80 milletvekili ve HDP’nin yüzde 13,2 oy alarak, 80 milletvekili çıkarmasına karşılık 5 ayda ne değişti acaba?

ERDOĞAN’IN ANİDEN AÇILIMI TERKETMESİ ÜZERİNDE DERİN DERİN DÜŞÜNÜLMELİ

AKP’nin 7 Haziran’da tek başına iktidar imkânını kaybedince aniden açılım politikasını terkederek ordunun Batı destekli bölücü ve ayrılıkçı PKK’ye karşı başlattığı savaşa destek vermesi üzerinde derin derin düşünmek gerek. Bunun üzerinde düşünür gerekli tahlilleri yaparken tabii ki, madalyonun öteki yüzündeki siyasi salaklığı, yani CHP’nin açılımı Meclis’e taşımayı, Özerklik Şartı’ndaki çekinceleri kaldırmayı, Dersim isyanında Cumhuriyet’e karşı ayaklanan dedelerinin akıbetinin bilinçaltına Atatürk düşmanlığı şeklinde sinişen Genel Başkanının gelecek vadetmemesini de iyi tahlil etmek gerekir. Erdoğan’ın açılımı birdenbire niye terkettiği, ordunun Batı destekli bölücü-ayrılıkçı PKK terörüne karşı savaşının niye peşine düştüğü üzerinde derin derin düşünmek lazım. Tabanının, halkın tepkisi ve yüzde 9 oy kaybının etkisiyle AKP’nin buzdolabına koyduğunu söylediği açılım sürecini CHP’nin sahiplenmesi, hatta bir adım öne çıkarak Meclis’e taşıyacağını vadetmesi birçok yerde CHP’nin oylarının düşmesine ve bazı alanlarda AKP’ye kaymasına neden oldu. Bundan dolayı oylarında artış olmadı; patinaj yaptı. CHP’yi başarısızlığa sürükleyen ve AKP’nin kazanmasına neden olan temel etkenlerden bir diğeri de milletin bölücülük ve vatan bütünlüğü konusundaki hassasiyetini kavrayan AKP’nin PKK terörüne karşı ve onun kravatlı temsilcisi HDP’ye karşı sert tutumuna rağmen CHP’nin sıcak tutumları, CHP ve HDP gençlik kollarının ortak eylemler yapması, barış mitinglerinde CHP milletvekillerinin hazır ve nazır olmaları ve liderinin bu kapsamdaki söylemleri oldu.

CHP’NİN F TİPİ CEMAATE KOL KANAT GERMESİ KENDİSİNİN İDAM DFERMANIUYDI

CHP’yi zora sokan ve hezimete uğratan, tabii ki karşılığında AKP’yi ihya eden ve yüzde 50’ye yaklaşan oy oranına ulaştıran bir başka etken de, birer Amerikan projesi olan, başta Türk ordusu olmak üzere milli kuvvetlere büyük zarar veren, yıllarca hapislerde yatmalarına neden olan Ergenekon, Balyoz tertiplerinde boş rol oynayan F tipi örgüte yapılan operasyonlara karşı çıkması, cemaate kol kanat germesi oldu.

MHP’Yİ YAKAN, BAHÇELİ’NİN TEK BAŞINA ALIP UYGULADIĞI UZLAŞMAZ POLİTİKALAR OLDU

Buraya kadar belirttiğimiz etkenler, AKP’nin ve Erdoğan’ın değirmenine su taşıyan CHP kanadından gelen etkenlerdi. Bir de MHP kanadından gelen etkenler var.

1 Kasım seçimlerinde, 7 Haziran seçimlerinde yüzde 16,3 oy oranıyla 80 milletvekili kazanmış olan MHP’nin üzerinden kamyon geçmiş gibi oldu: Yüzde 4’ü aşan bir oy kaybına uğradı. Oy oranı yüzde 11,95’e, milletvekili sayısı da 41’e düştü. Bu, gerçek ve büyük bir hezimetti. MHP’nin oy kaybında, esas olarak Bahçeli’nin 7 Haziran seçimlerini müteakiben izlediği uzlaşmaz politikalar çok etkili oldu. Kaybettiği oylar, AKP’nin değirmenine aktı. Bahçeli’nin uzlaşmaz tutumu, kamuoyunda “mister no”, “MHP’yi bahçeli yaktı” yorumlarına yol açtı.

Öte yandan tıpkı CHP gibi F tipi örgüte kol kanat germesi, cemaate indirilen darbelerde örgütün yanında yer alması, milletvekillerinin F tipi örgütün şirket ve yayın organlarının yanında yer almaları, AKP ile mücadeleyi Fethullah terör örgütüne destek vererek göstermesi, tabanında ve halkta MHP’ye olan güveni sarstı. 7 Haziran’da AKP’den devşirdiği oyları katlayarak geri iade etti. MHP, 1 Kasım seçimlerinde AKP’ye 2 milyonu aşkın oy kaybettiği belirtiliyor. Kimseye danışmadan, yetkili kurullarında tartışmadan uyguladığı tek yanlı politikalar nedeniyle Bahçeli böylece partisini “yakmış” oldu.

AKP’Yİ İHYA EDEN BİR BAŞKA ETKEN, HALKIN BÖLÜCÜLÜĞE VE HENDEKLERE TEPKİSİYDİ

Halk bölücülüğe darbe vurdu. Türkiye partisi olma iddiasıyla ortaya çıkan, esasen solun oylarını toparlayacak bir Fidan projesi olarak siyaset sahnesine giren, 7 Haziran’da yıldızı parlatılan ve aldığı 6 milyon oyla 80 milletvekili kazanan HDP, 7 Haziran’da Tayyip nefretinin kendilerine yaptırttığı hamlenin vatan ve millet için ne mene dehşet bir şey olduğunu kavrayan ödünç oyların önemli bir kısmını, 1,5 milyonunu kaybetti; yurt dışı oylarla barajı güç bela aşabildi. Kolay kuzey Suriye başarılarının, açılım sürecindeki sırtının sıvazlanmasından ve bitinin kanlanmasından şımarık bir cesaret alan PKK’nin Güneydoğu kentlerinde özerklik/özyönetim ilan etmesi, bölge çapında ve büyük kentlerde terör saldırıları halkın tepkisine neden oldu. Özellikle batı kentlerinde aldığı oyların büyük bölümünü kaybetti.

Özerklik için kazdığı hendekler bir başka tepki ve oy kaybettirici etkendi. Güvenlik güçlerinin başarılı müdahaleleriyle önlenen hendek düzeni sandıkta boğuldu. HDP’nin oyları yüzde 100’e yakın oy topladığı trajik bir şekilde Doğu ve Güneydoğu illerinde çakıldı. Bu bölgedeki oylar toptan AKP’ye aktı.

AKP’NİN YENİDEN TEK BAŞINA İKTİDAR OLMASI MUHALEFETİN BÜYÜK (!) BAŞARISI

2011 seçiminden sonra açılımı başlatarak PKK’yi güçlendiren, uyguladığı ekonomi politikle halkı fakirleştiren, izlediği dış politikayla uluslararası milletler camiasında hem ülkemizi yalnızlaştıran hem de itibarını zedeleyen, bu nedenle 7 Haziran seçiminde tek başına iktidar çoğunluğunu kaybederek halktan önemli bir darbe yiyen AKP, 5 ayda muhalefetin izlediği politikalar sonucu tekrar tek başına iktidar şansını yakaladı. Son dönemde AKP’nin şansının muhalefet olduğu düşüncesi siyaset çevrelerinde yer buldu. Halk 5 aydaki performanslarına bakarak muhalefet partilerinin önlerine 5 kaz verilse 4’ünü yitirip geleceklerine kani oldu.

BURDUR’DAKİ AKP BAŞARISI DA BAZI ÖZEL YEREL

ETKENLER YANINDA ESAS OLARAK GENEL DURUMUN GÖLGESİNDE GELİŞTİ

7 Haziran’da ilimizde AKP yüzde 71 bin 464 oy, CHP 45 bin 467 oy, MHP 38 bin 655 oy almıştı. 1 Kasım’da ise AKP 84 bin 716 oy, CHP 41 bin 876 oy ve MHP 30 bin 022 oy alabildi. MHP, ülke çapında olduğu gibi ilimizde de yoğun olarak Bucak, Gölhisar ve Çavdır olmak üzere 5 bini aşkın kayıpla en çok oy kaybeden parti olma özelliğini korudu.

İlimizde de MHP ve Alparslan Dursun’u yakan başta ve esas olarak Bahçeli olmakla beraber, 7 Haziran’da aşırı derecede borçlandığı belirtilen Dursun’un 1 Kasın seçiminde parasızlıktan deyim yerindeyse kıpırdayacak durumda olmaması, seçim çalışmalarını asgariye düşürmesinin büyük rolü olduğu kendi tabanının söylemi olduğu bildiriliyor.

CHP’nin de ilimizdeki kayıplarındaki temel etken, esas olarak partinin genel politikaları olmakla birlikte il örgütünün sabık il başkanı Erman zamanından kalma parti içi demokrasiyi ortadan kaldıran, parti içinde üyelere hodzot ve mobing uygulayan baskıcı ve ötekileştirici politikaları devam ettirmesi, on yıllardır atılan ama bir türlü gerçekleşme imkânı bulamayan aynı “iktidar yürüyüşü” sloganının artık halkta ilgi ve itibar görmemesi oldu.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir