2017’DE YÜZDE 7,4 BÜYÜMÜŞÜZ!

TÜİK tarafından ekonominin 2017’de yüzde 7,4 oranında büyüdüğü açıklandı. Yüzde 7,4’le yatıp yüzde 7,4’le kalkıyoruz. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Şimşek’in uyarıları ise “kendi bacağına sıkılan kurşun” olarak değerlendirildi; üstü kapalı görevden almakla tehdit edildi.

Peki, gerçek ne?

Ekonomide büyümenin devamlılığı bakımından en önemli ve belirleyici verinin makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış olduğunu söyleyen uzmanlara kulak asılmazsa duvara toslayacağımız bir gerçek.

Prof. Dr. Aziz Konukman’ın işaret ettiği bu gerçeğin son 3 yıllık seyrine bakıldığında çok çarpıcı bir durum ortaya çıkıyor. Bu gerçek, büyümenin sürdürülebilir olmadığının kanıtıdır. Bu da gelecek açısından tehlike işaretidir.

2015 yılında yüzde 18,5 olan makine ve teçhizattaki büyüme oranı 2016’da yüzde 1,2’ye, 2017’de de yüzde 0,7’ye düştüğü belirtiliyor. Bu tablonun her şeyi açıkladığını, “duvara toslayacağımızın göstergesi” ve “vahim bir durum” olduğunun altı çiziliyor.

Aydınlık Gazetesi’ne verdiği demeçte Konukman, büyüme rakamlarına göre konumlananların ayağını denk alması gerektiğini, aksi takdirde acı gerçekle karşılaşacaklarını vurgulayarak, açıklanan verilere göre “işçi ödemelerinin katma değer içindeki payı”nın sürekli düştüğünü, bu gerçeğin “eğer bir büyüme varsa bu büyümeden işçi sınıfının pay almadığının kanıtı olduğu”nu belirtti ve “işçi sınıfı açısından büyüme yoktur, belli kesimler büyümüştür. Daha açık bir ifadeyle pastadan emekçinin aldığı pay sürekli azalmaktadır” dedi.

Şu şamataya bakar mısınız?

“AB ülkelerinde büyüme ortalaması yüzde 2,1. Biz ise 7,4 büyümüşüz. Buna muhteşem ekonomi denir!”

Âlemi sersem herkesi kör sanma durumu!

Yersen!

Hormonlu ya da obezite büyümeyi AB ülkeleriyle karşılaştırmayı eksik yaptın mı yiyen çıkabilir ama refah kriteri olan kişi başına milli gelir ile karşılaştırdın mı ağzın bir karış açık kalır, gözlerin de faltaşı gibi açılır.

Mustafa Pamukoğlu’nun verdiği verilere göre ekonomik büyüme bakımında bizden 3,5 kat daha az büyüyen AB ülkeleri refah içinde gözüküyor.

Batı ülkeleri refah içinde
Milli gelir mukayesesi

Pamukoğlu, bu çarpıcı gerçeğe parmak basarak şöyle dalga geçiyor: “Türkiye refah bakımından ilk yüz ülkede sonlarda. Ama ekonomimiz yüzde 7,4 büyümüş. Kalkınmış ülkeler, zavallılar yüzde 2,1 büyümüşler, kıskandırıcı bir durum!”

Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla’nın (GSYİH), “bir ülkenin cirosu” olduğu belirtilir. Mukayeseyi bir de cirolar açısından yaptık mı “çıplak kralı” herkesin görme şansı artıyor.

Gene Pamukoğlu’nun verdiği verilere başvuruyoruz.

Ülkemizin cirosu, yıllardır patinaj yapıyor; yaklaşık 800 milyar dolar civarında saat rakkası gibi sallanıp duruyor; ama yüzde 7,4 büyüyor; akla zarar bir iddia!

Büyüyen ekonominin borcu azalır aslında. Ama el gider Mersin’e, biz gideriz tersine! Biz büyüdükçe borcumuz ayyuka çıkıyor.

Niye?

Çünkü büyümeyi bile el parasıyla yapıyoruz da ondan. Borç alarak büyüyoruz ki, eşi benzeri olmayan bir ekonomik başarı öyküsü!

Büyüyoruz, ama benim cebime katkısı yok!

Büyüyoruz, ama enflasyon yükseliyor.

Büyüyoruz, ama paramız değer kaybetmeyi sürdürüyor.

Büyüyoruz, ama dış ticaret açığı artıyor.

Büyüyoruz, ama cari açık artıyor.

Büyüyoruz, ama bütçe açığı artıyor.

Büyüyoruz, ama işsizlik çift rakamdan aşağı inmiyor.

Büyüyoruz, ama borcu borçla çevirebiliyoruz.

Büyüyoruz, ama reel sektör döviz borcuna batmış.

Bir Nisan şakası gibi!

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir