AKP, ABD’ye karşı 81 ilde sahaya indi

ABD emperyalizminin İsrail Konsolosluğunu Kudüs’e taşıması ve Filistinlilerin protesto eylemlerini İsrail’in kana boyaması üzerine tüm dünyada olduğu gibi Türkiye halkını da galeyana getirdi. AK Parti teşkilatları 81 ilde eşzamanlı olarak sahaya indi ve ABD ve İsrail’i lanetleyen Basın açıklamaları yaptı. Burdur AK Parti il örgütü de Başkan Mengi önderliğinde Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması yaparak, “Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimi bizim için yok hükmündedir” dedi.

Başta Orta Doğu olmak üzere dünya tehlikeli bir sürece girmiş bulunmaktadır. Amerika Batı Asya’ya meydan okuyor. ABD, başta Filistin olmak üzere Batı Asya ülkelerini, İran, Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan hatta Rusya ve Çin’e kadar tehdit ediyor. Bu bakımdan son derece tehlikeli bir sürece girmiş oluyoruz. Türkiye, –Meclis’te Kudüs hakkında ortak bildiri için toplanan Meclis’e girmeyen ABD kara kuvveti bölücü terör örgütü PKK’nin siyasi kanadı HDP hariç- yediden yetmişe iktidarıyla muhalefetiyle bütün Türkiye bütün yüreğiyle Filistin halkının, Filistin Devleti’nin yanındadır. Bu kapsamda bugün saat 14,00’de AK Parti, tün Türkiye’de olduğu gibi eş zamanlı olarak ilimizde de sahaya indi; ABD ve İsrail’i telin etti. Basın metnini okuyan İl Başkanı Volkan Mengi “Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimi bizim için yok hükmündedir” dedi.

Bir kısım daire müdürünün, İl Başkanı Volkan Mengi’nin, Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık’ın ve partililerin katıldığı basın açıklamasında;

İşte Başkan Mengi’nin açıklaması!

Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, İslam’ın ilk kıblesi, kadim Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimini kabul etmemiz mümkün değildir.

Bu girişim bizim için yok hükmündedir.

ABD bu girişimiyle BM’yi, BM kararlarını ve uluslararası hukuku açıkça hiçe saydığını göstermiş, bölgedeki ihtilafın çözümünde bir arabulucu değil açıkça bir taraf olduğunu ilan etmiştir.

Kudüs’ün, gerek Birleşmiş Milletler kararlarıyla, gerekse uluslararası antlaşmalarla garanti altına alınmış statüsünü değiştirecek her türlü adımdan şiddetle kaçınılması şarttır.

BM Genel Kurulu’nun ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Kudüs konusundaki son kararları ortadayken, ABD’nin hayata geçirdiği bu sorumsuz ve hukuksuz girişim, Ortadoğu’da kanı ve gözyaşını artırmaktan, kaosu derinleştirmekten başka bir amaca hizmet etmeyecektir.

Çok güçlü uluslararası meşruiyeti olan bunca karara rağmen hakları ihlal edilen Filistinli kardeşlerimizin, onurlu davalarını savunurken İsrail’in eli kanlı katilleri tarafından şehit edilişini içimiz kan ağlayarak takip ettik.

İsrail’in, şu ana kadar 55 Filistinli kardeşimizin şehadeti ve binlerce masum kardeşimizin yaralanmasıyla sonuçlanan eylemlerini şiddetle kınıyoruz.

ABD ve İsrail’in, coğrafyamızın gözbebeği ve barışın şehri olan mukaddes Kudüs’ü kana bulamasını, uluslararası hukuku vahşice çiğnemesini en güçlü şekilde lanetliyoruz.

İsrail’e, böyle

devam etmesi halinde, eninde sonunda akıttığı masum kanlarında boğulacağını bir kez daha hatırlatıyoruz.

Uluslararası kuralların ve vicdanın bu derece hoyratça çiğnenmesi, hiç kimsenin kendini güvende hissetmediği bir dünyaya doğru gidildiğinin ifadesidir.

Müslümanların, Hristiyanların ve Musevilerin kendi dini ve tarihi hafızalarını muhafaza ettiği Kudüs’te, bu dengenin bozulması çok daha büyük sorunları tetikleme potansiyeline sahiptir.

Bu tehlikenin bilincinde olduğunu düşündüğümüz uluslararası arenayı ve Birleşmiş Milletleri zaman kaybetmeksizin bir kez daha harekete geçmeye çağırıyoruz.

Türkiye, bu hukuksuzluğa karşı, dönem başkanı olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası platformlarda ve ikili temaslar vesilesiyle mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Müslümanlar olarak, Kudüs’ün namusunu korumak, tarihin bize yüklediği mukaddes bir sorumluluktur.

Ümmetin onuru Kudüs’ün, bu tarz oldu-bittilerle işgal girişimine karşı Selahaddin Eyyubi gibi dimdik duracağız.

Unutulmamalıdır ki bölgenin huzur ve istikrarı, ancak, Kudüs’ün, çok dinli, çok dilli, çok kültürlü çoğulcu yapısı korunduğu, Kudüs barışa kavuştuğu zaman sağlanabilir.

ABD’nin içerisine düştüğü bu akıl tutulması ve izansız yaklaşım,  ABD’yi dünya kamuoyunda ve devletler arenasında yalnızlığa mahkûm ederken, işgal ve terör devleti İsrail’in zulmüne ve işlediği suçlara da ortak etmiştir.

Binlerce Filistinlinin kanlarının dökülmesinden, İsrail kadar ABD’nin de sorumluluğu vardır.

İsrail’in dünyanın gözü önünde gerçekleştirdiği bu katliama sessiz kalmayacağız.

Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisi, insanlığın kadim silueti, bağımsız Filistin Devleti’nin başkentidir.

Filistin ve Filistinliler asla yalnız değildir.

Türkiye, Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde mazlumun yanında durmaya, hakkın, adaletin ve vicdanın yılmaz savunucusu olmaya devam edecektir.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir