AKP, çiftçiyi ve tarımı bitirdi

Kayıtlı çiftçi sayısı 560 bin azaldı. Bu gerçek, yarım milyon çiftçinin üretimden vazgeçtiği anlamına geliyor. Toplam 3 milyon hektar tarım arazisi boş kaldı. Tarımda kan kaybı sürüyor. Çiftçiler artık üretimden kopuyor; tarlalar boş kalıyor. Tarımın istihdamdaki payı son 14 yılda yüzde 35’ten 20’ye geriledi. Çiftçiye milli gelirden hak ettiği pay verilmedi.

Uluslararası Tarımsal Üreticiler Federasyonu (IFAP) araştırma raporuna göre Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren 2 milyon 700 bin çiftçinin tarımdan uzaklaştı. Bu sürecin artarak devam ettiği bildiriliyor. Türkiye’de geçimini tarımla sağlayan nüfus yaklaşık 15 milyon kişi. Bu nüfusun 2000’li yıllardaki oranı yüzde 35’lerdeyken bugün yüzde 19,8’e düştü. Buna göre 14 yılda tarımdan vazgeçen nüfus sayısı 2 milyon 700 bine çıktı. Bunun nedeni AKP Hükümetinin tarımda uyguladığı neoliberal politikalardır. Milletvekili Orhan Sarıbal yaptığı açıklamada,  “ürettiğinden para kazanamayan küçük ölçekli aile işletmeleri için tarım, geçimlerini sağlayabilecek bir ekonomik faaliyet olmaktan çıktı” dedi.

GİTTİKÇE FAKİRLEŞEN ÇİFTÇİ TARIMDAN KOPUYOR

Günümüzde tarımla uğraşan nüfusun üçte ikisinden fazlasının yıllık milli gelirinin 2 bin doları bile bulmadığını, fakirleşen çiftçilerin gittikçe tarımdan koptuğunu, köylerin, tarlaların, meraların boşaldığını ileri süren Sarıbal, Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı çiftçi sayısının 2 milyon 800 binden 2 milyon 200 bine düştüğünü belirtti. 560 bin kişilik azalmaya dikkat çekten Sarıbal, “çiftçiliği bırakan üretici sayısı oransal olarak yüzde 20’yi buldu. Çiftçi yaklaşık 3 milyon hektar araziyi işlemekten vazgeçti. 2002 yılında tarımın toplam istihdamdaki payı yüzde 35 iken, 2015 yılı itibarıyla yüzde 20’lere geriledi” dedi.

FAKİRLEŞEREK KISALDAN KOPAN VE VAROŞLARA GELENLERİN KONTROLÜ KOLAY

Tarım sektöründeki acı ve vahim tablonun sonuçlarına değinen Sarıbal, “kırda, tarımda tutunamayanlar ya mevsimlik tarım işçiliğine yöneldiler ya da kentlerin varoşlarına göçerek işsizliğe, marjinal işlere, sosyal yardımlara mahkum oldular. Kentlere gelen, ancak iş ve aş bulamayan yoksul köylülerin denetimi daha kolay bir duruma geldi” şeklinde değerlendirmede bulunarak, AKP’nin oy deposuna dikkat çekti.

ÇİFTÇİYE VERİLEN NAKİT DESTEĞİ 10 KATI YERLİ YABANCI RANTİYEYE VERİLDİ

“AKP’li yıllarda çiftçiye verilen nakit desteğin 10 katı faiz ödemeleri ile yerli ve yabancı rantiyeye ödendiği halde, bu gerçek halktan gizlendi” diyen Sarıbal, nüfusumuzun 13 milyon artmasına rağmen “tarım sektörünün milli gelir, istihdam ve ihracata katkısı giderek azaldı. Tarımın gayri safi yurtiçi hasıladaki payı yüzde 10’dan yüzde 7’ye düştü” dedi.

TARIMA DESTEK AKÇALARI KALDIRILDI

(Gübre, tarım ilacı, yem, ham maddeler gibi) tarımın temel girdilerinde ithalata bağımlı hale gelindiğini ileri süren Sarıbal, ”tarım ürünlerinin çiftçinin elinden çıkış fiyatları yüzde 100-200 arasında artarken, tarım girdilerinin fiyatları yüzde 300-350 arasında arttı. Tarımda üretim planlaması yapılmadığı için üretim (dolayısıyla çiftçi gelirleri) yıldan yıla dalgalanma gösterdi. Üretim planlamasının önemli bir aracı olarak uygulanması gereken tarımsal destekler, 2006 yılında çıkarılan kanuna göre milli gelirin en az yüzde 1’i olması gerekirken; binde 5-6’sını aşmadı” dedi.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir