AKP ile HDP arasında sarkaç olamayız!

Nihayet Baykal suskunluğunu bozdu; konuştu; ortalık toz duman oldu. Kılıçdaroğlu ve bir şekilde onun yönetiminden çıkar sağlayan kesimler büyük rahatsızlık içine düştü. Baykal, Kılıçdaroğlu yönetimini devlet adamı edasıyla eleştiri yağmuruna tuttu. Hedefindekiler de onun konuşmasının içinden cımbızla Suriye konusundaki bir cümlesini bütünselliğinden soyutlayıp alarak onunla oynayıp durdular. Kılıçdaroğlu da çöken ve çürüyen bütün eski yönetimlerin yaptığını yaptı; Her zamanki gibi Baykal’ı AKP’ye hizmet etmekle suçladı.

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal HDP ile AKP arasında sarkaç konumunda olmanın CHP’nin işi olmadığını kaydederek, CHP’nin terörle mücadele politikası konusunda kimsenin kafasında tereddüt kalmamasını istedi.

Deniz Baykal, önceki gün CNN Türk’te katıldığı “Tarafsız Bölge” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

PARTİ İYİ BİR YERDE DĞİL; DUYARLILIKLARI TARTILIŞR HALE GELDİ

Partisinin “iyi bir yerde” olmadığını, partinin “duyarlılıkları”nın tartışılır hale geldiğini belirten Baykal, “partinin güvenilirliğiyle ilgili, kararlılığıyla ilgili kuşkular ortaya çıktı. Bu bizim tabanımızı da etkisi altına alıyor. Bunlar bir an önce aşılmalıdır” dedi. Partide idari bir meselenin de bulunduğunu gördüğünü ileri süren Baykal, “yönetim iradesi sergileme konusunda ihmalkâr ya da ‘dur bakalım’cı yaklaşımları nedeniyle çok kolay ve kararlılıkla çözümlenebilecek sorunlar, çözülemez hale geliyor. İşler bize zarar verebilecek bir noktaya taşınıyor” diye konuştu.

HDP İLE AKP ARASINDA SARKAÇ OLMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL

Partide bir “arayış”ın olduğunu, bu sıkıntının Kılıçdaroğlu’nun da farkında olduğunu vurgulayan Baykal, “partinin toparlanmasına, bir etkinlik sergilemesine, kendisine olan inancını güçlü bir şekilde ortaya koymasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. HDP ile AKP arasında böyle bir sarkaç konumunda olmak, bizim işimiz değil” şeklinde değerlendirmede bulundu.

YANLIŞI HÜKÜMET YAPTI DİYE TERÖRE GÖZYUMAMAYIZ

“Şiddet ve Kürt sorunu konusunda bir ayırım yapılmalı” diyen Baykal, “bizim içimizde bazı arkadaşlar bu konuda çizgiyi HDP çizgisine taşıyan açılımlar içine girdiği”nin altını çizen Baykal, “mesela şimdi bu son dönemde Güneydoğu’da terörle, şiddetle bir mücadele var. Ülkenin içinde kente, mahalleye, yatak odasına kadar gerçekleşen bir terör var. İktidarın terör politikasının doğal sonucu olarak yerleşti bunlar. Yanlış mı? Yanlış. Sorumlu iktidar mı? Evet, iktidar. Hiç tereddüt yok. Ama burada şimdi iki temel unsur var. Oraya yerleşen teröre göz yumamayız, doğal karşılayamayız. Teröre karşı mücadelede CHP tereddüt göstermemeli. Çok net bir şekilde terörle mücadele konusunda bizim kararlı ve cesur bir hal içinde olmamız gerekiyor” diye değerlendirdi.

Kamuoyunun, “Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP’nin bir yere varamayacağının çığlığı” olarak, “CHP’yi yeniden dirilişe davet ve örgütü ateşleme” olarak, “seçeneksiz Tayyip iktidarına karşı yeni bir seçenek arayışı” olarak, “CHP’nin PYD’nin yanında durması ve onunla özdeş görülmesine isyan” olarak, “CHP’nin PKK politikasına itiraz” olarak ve “CHP’yi tarihsel yörüngesinden çıkarılmasına feveran” olarak ve nihayet CHP’de vücut bulan gayri milli cereyanın sifonunu çekmek olarak değerlendirdiği çıkışıyla Baykal şu düşünceleri savundu:

HERHANGİ BİR GÖREV TALEBİM YOK; PARTİ CİDDİYE ALIRSA DİKKATE ALIR; GEREĞİNİ YAPAR!

“CHP kendini sorgulamalıdır. Benim bir görev talebim yok. Açıklamalarımı partide görev alma talebiyle yapmıyorum. Düşüncelerimi paylaşıyorum. Parti, bunu önemsiyorsa gereğini yapar. Ciddi şekilde parti tabanında bir soğuma görüyorum. Bunun değiştirmenin artık zorunlu, gerekli olduğu aşamaya geldiğimizi görüyorum. Görmezlikten gelinerek olmaz. Kurultay oldu. Herkesin şikayeti var ama ortada hiçbir aday yok. Neden, işte soru bu. Bu iyi bir şey değil. Karamsarlık, umutsuzluk… Bunun aşılması lazım.”

GÖÇ DALGASININ ÖNLENMESİNİ TALEP ETMEK TÜRKİYE’NİN HAKKIDIR

“Yeni göç dalgalarının gelmesi ihtimali karşısında, Türkiye’nin buna engel olunmasını talep etmesinin meşru hakkı” olduğunu vurgulayan Baykal’ın, bütünsellik içinden cımbızla çekip alınarak en çok eleştirilen beyanı olan Suriye konusundaki görüşlerini şöyle ifade etti:

“Ne yazık ki Azez-Halep hattı açık tutulmadığı takdirde bu göç dalgasına açıkça davetiye çıkarmış olacağız. Azez-Halep hattını açık tutmak için Türkiye’nin müdahale hakkı bulunmaktadır.”

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir