Bir hakaret davası daha açılmadan sona erdi

BURTÜKODER Başkanı Arslan’ın, 3 ay önce 11 Kasım 2015 tarihinde Cumhuriyet meydanında Mikro Kredi Bürosu kapısında yaptığı basın açıklamasında sarfettiği sözler nedeniyle Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (Mikro Kredi) tarafından hakarette ettiği iddiasıyla Savcılığına bulunulan suç duyurusunda, Savcılığın takipsizlik vererek kovuşturma yapılmasına, dava açılmasına gerek olmadığı sonucuna vardığı öğrenildi.

BURTÜKODER Başkanı Kemal Arslan, İl özel idarelerinin paralarını “yoksul kadınlara iş kurmaları için kredi olarak veriyoruz” diyerek dağıtan, dar gelirli yoksulların iş kurmalarını sağlamak bir yana, verdikleri paradan hizmet bedeli adıyla %15 oranında haraç alan, verdikleri krediyi bir hafta sonra başlayarak 46 haftada geri ödeten, bankaların verdikleri kredilerden binde 5 oranında masraf alabileceklerinin yasayla belirlendiği bir dönemde, yüzde 15 gibi fahiş bir rakamla para veren, ofislerine koydukları 17 çeşit sanayi ürününü kredi verdikleri kadınlara satmak suretiyle de yoksulların sırtından gelir elden Mikro Kredi uygulaması, 68 İlde 120 bin dar gelirli kadına verilen 351 milyon TL mikrokredi yoluyla 52 milyon 650 bin TL gibi bir parayı hizmet bedeli adıyla “iç” eden Mikro Kredi uygulamasını eleştiren bir basın açıklaması yapmıştı. (HABER İÇİN TYIKLAYINIZ)

Burdur Tüketicileri Koruma Derneği (BURTÜKODER) Başkanı Arslan’ın, 11 Kasım 2015 tarihinde Cumhuriyet meydanında Mikro Kredi Bürosu kapısında yaptığı basın açıklamasında sarfettiği “haraç kesen saadet zinciri şebekesi”, “yoksulların sırtından gelir eden bir soygun projesi” gibi ithamları nedeniyle Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (Mikro Kredi) tarafından, aşağılayıcı ve kamuoyunda küçük düşürücü ifadeler kullanmak suretiyle hakarette bulunduğu iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına bulunulan suç duyurusunda, Savcılığın takipsizlik vererek kovuşturma yapılmasına, dava açılmasına gerek olmadığı sonucuna vardığı öğrenildi. Savcılık, takipsizlik kararını Türk Ceza Kanunu/ Madde-125’e göre aldı. Anılan durumda hakaretin olabilmesi için gerçek kişiye yönelmesi gerektiği belirtildi. Oysa hakarete konu olan fiilin tüzel kişiye yönelik olduğu ifade edildi.

Savcılık takipsizlik kararında, “söz konusu basın açıklamasının incelenmesinde, şüphelinin, müşteki vakıfla ilgili haraç kesen saadet zinciri şebekesi olduğu, yoksulların sırtından gelir elde ettiği, bir soygun projesi olduğu, toplanan paraları iç ettiği vb şekilde hakaret oluşturabilecek ibareler kullandığı anlaşılmış ise de; TCK’nun 125’nci maddesine ve bu husustaki yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hakaret suçunda şeref ve saygınlığı rencide edebilecek sözlerin gerçek kişilere yöneltildiğinde hakaret suçunu oluşturabileceği, herhangi bir gerçek kişiyle arasında aidiyet ilişkisi kurulmadan tüzel kişiye söylenen sözlerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu nedenle atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı (…) müsnet suçtan şüpheli hakkında kamu adına KOVUŞTURMA YAPILMASINA (DAVA AÇILMASINA) yer olmadığına (…) karar verildi” dedi.

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir