Borç batağında Başkan Ercengiz’i başarılı ve faal kılan etken ne?

30 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 2 yılı aşkın bir zaman geçti. Burdur belediye Başkanı Eczacı Ali Orkun Ercengiz de koltuğa oturmasının üzerinden 27 ay geçivermiş. Başkanlığın devralınmasını müteakiben döküm çıkarılırken 50 milyon liranın üzerinde borcu bulunan bir enkaz devralındığı ortaya çıkmıştı. Ancak Başkan Ercengiz, mahalle mahale halk istişare toplantıları düzenleyerek yatırım yapamamasının gerekçesi olarak, “ben Menderes Türel’in çaktığı çivilerin parasını ödüyorum” gerekçesine sığınan Antalya Belediye Başkanı Akaydın Hoca gibi yapmadı; enkazdan menkazdan bahsetmedi. Sadece borç miktarını açıkladı geçti. Bir daha da bugüne kadar sözünü bile etmedi.

Ancak buna rağmen biryandan borç ödemeyi sürdürdü diğer yandan büyük devasa projeler olmasa da halkın beğenisini ve memnuniyetini kazanan yatırımlar yapmayı sürdürdü.

Peki, para yokken bunu nasıl başardı?

Para mı bastı?

Borç mu aldı?

Hiçbirisi değil aslında.

Geçen Pazartesi yaptığımız A’dan Z’ye Dobra Dobra söyleşi de bir sorumuza verdiği cevapta saklı bunun gizi.

Fakir ve orta büyüklükte bir ilin belediyesinin, aşırı borçluysa ve başkanı da muhalif bir partiden seçilmişse, bütün bu kör çıkmazlara rağmen gene de yapabileceği ve halkın mutluluğunu ve refahını belli ölçüde gerçekleştirebileceği zemini vardır. Kentin temel dinamiklerini, belediyenin potansiyellerini, temel dinamiklerini, emek gücünü harekete geçirmek ilk akla gelen çözüm biçimidir. Sosyal belediyecilik diye adlandırılan toplumcu-halkçı belediyeciliğin gereğini yapmak yani.

Hükümetten su gibi sermaye akacağı vaatleriyle kazandırılan iktidar partisinden bir belediye başkanıyla iki dönem, örneğin Göl’ün kıyılarının yeşil kuşak ile çevreleneceğini, yeşillendirileceğini, kamelyalarla kuşatılacağını, hafta sonları halkın il dışına değil buralarda vakit geçireceği söylemlerini dinledik durduk. Sadece söylemlerde kaldı projeler; hayata, fiiliyata geçirilemedi. Neden geçirilemedi? Hani iktidar partisinden bir belediye başkanı Burdur’a sel gibi para akıtacaktı! Burada önemli bir etken de yöntem meselesi farklılığı karşımıza çıkmaktadır. O dönemde taşeron ve yandaş müteahhitler vardı. Belediye, maliyeti önemli ölçüde artıran hizmet alımı yapmaktaydı.

Örneğin Senir Suyu projesinde İller Bankası’na ilin Valisini de alet ederek kumpas kurulmaktaydı. Bu basına yansıdı. Şok edici bir haber olarak hem de. İller Bankası kumpasın farkına vardı; çıkarmış olduğu ödeneği iptal etti. Hani iktidar partisinden bir belediye başkanı ilimize yağmur gibi para yağdıracaktı; n’oldu?

İşte belediyelerin icraatlarında iş bilenin kılıç kuşananın ilkesinin yakıcılığı ve işlevselliği burada karşımıza çıkmaktadır.

İşte Başkan Ercengiz’in gizinin anahtarı burada saklıdır.

Başkan Ercengiz, lafı güzafla uğraşmadı. Öyle hizmet alımı gibi ortalığa saçmayı boş verin, yatırım için bile para yoktu ama kafa vardı. Zekâ parıltısı vardı. Ortak akıl vardı. Önce hizmet alımlarını durdurdu. Yandaşı yoktu. Kollayacağı taşeronu yoktu. Hizmet alımlarını durdurdu. Belediyenin emek gücünü seferber etti. Koltuğa oturmasını izleyen yaz aylarında halk Göl gerçeği ile tanıştı. Halk Plajı sahili cennet gibi yapıldı. Hafta sonları insanlar buralara akın etmeye, buralı doldurmaya başladı.

Veya bir başka örnek: Temizlik işlerinde çöp araçlarını belediyeye geçirdi. Hizmet alımını durdurdu. Kendi emek gücünü kullandı. Kentin çöpünü ta Bursalardan gelen taşeronlar değil, Burdur Belediyesinin temizlik işçileri ve kamyonları toplamaya başladı. Tabii ki, taşerona akan milyonlar da belediye bütçesinde kaldı.

İşte röportajda Başkan Ercengiz’in KıvılcımHaber’e konuyla ilgili açıklaması!   

HİZMET ALIMINI DURDURARAK TAŞERON ARACILIĞINI TASFİYE

ETTİK; EMEK YOĞUN ÇALIŞARAK ARTI GDEĞERİNİ BELEDİYE BÜTÇESİNDE BIRAKTIK

“Üretken bir belediye olmaya başladık. Emek yoğun çalışan bir belediyeyiz. Vatandaşımıza en iyi hizmeti sunabilmek için belediye personelimizin ekipmanını güçlendirdi. Örneğin çöpleri biz alıyoruz. Çöp araçlarını satın alarak ciddi bir katma değerin Burdur Belediyesi bütçesinde kalmasını sağlamaya başladık. Üretim esaslı bir belediye olarak mevsimlik bitkilerimizi, kent mobilyalarımızı ve daha başka birçok şeyi kendimiz üreterek ve hizmet alımlarını en aza indirerek Burdur Belediyesi’nin kaynaklarını kendinde topladık; ciddi anlamda tasarruf sağladık.”

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir