Burdur’da meydanlar sadece AKP’nin mi?

CHP, MHP ve Diğer Siyasal Partiler Meydanı AKP’ye Niye Terkediyor?

Bir yıl önce 24 Temmuz günü başlayan ve Amerikan “kara kuvveti” Batı destekli bölücü terör örgütü PKK’yi hendeklere gömen vatan savaşına bir cevap olarak 15 Temmuz Amerikancı/ Fethullahçı terör örgütü (FETÖ) darbe kalkışması geldi. Devlet ve milletin topyekûn birliği ve seferberliğince püskürtülen darbe kalkışmasını müteakiben ülke çapında halk kitleleri albayraklarla meydanlarda demokrasi nöbetleri tutmaya başladı.

Edirne’den Ardahan’a, Antalya’dan Sinop’a meydanlar gelincik tarlalarına dönüştürüldü. Bu arada kahir çoğunluğun içinde elbette ki kışkırtma unsurları, provokatörler, yanlış ve suç unsurları da bulunmaktadır. Ama esas güçler Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçisi FETÖ’cü darbe karşı kitlelerdir. Ağaca bakar ormanı görmezsen, parçaya görür bütünselliği gözden kaçırırsan tahlilin de yanlış olacaktır.

Ülke çapında meydanları her siyasi eğilimden vatandaşlar doldururken ve sloganlar ABD’yi, kanlı enstrümanı FETÖ ve PKK olduğu halde bizim ilimizde işler niye tersinedir?

Meydanı neden sadece AKP’liler doldurmaktadır?

Neden kitlelere sadece AKP önderlik etmektedir?

Neden ikinin biri CHP, durumdan rahatsız olarak basın açıklaması yapıp durmakta, “AKP şova dönüştürülmüş demokrasi nöbetine katılmayız” diye ağlayıp durmaktadır?

Diğer illerde canla başla katıldıkları halde neden Burdurlu MHP’liler meydandan uzak durmaktadır?

Burdur her zaman her konuda ters tutum takınmaya mecbur mudur?

Vatan ve demokrasi nöbeti sadece AKP’nin işi midir?

PSİKOLOJİK VE BEYİN SAVAŞI, SAVAŞIN ÖNEMLİ VE BELİRLEYİCİ BİR PARÇASIDIR

Psikolojik savaş, beyin ve moral savaşı her savaşın olmazsa olmazıdır ve beceremezsen ezici üstünlüğüne rağmen savaşı kaybedersin. Bastırılan Amerikancı/ FETÖ’cü darbe girişimin de de darbe tezgâhçılarının psikolojik savaşına karşı mücadele, meydanların halk kitlelerince işgal edilmesi ve bunda ısrarlı olması, darbeye karşı savaşın önemli bir parçasıdır. Bombalar tepesinde patlarken Gazi Meclis’in çalışmasını sürdürmesi, özellikle muhalefet partilerinin birlik ve beraberlik mesajı vermeleri FETÖ’cü darbecilerin moralini bozan, beynini ele geçiren önemli psikolojik hamlelerdir. Ortak paydalarda ve değerler altında milleti birleştirmek, devlet ve milletin topyekûn birliğini sağlamak, devletin ve milletin bütün kuvvetlerini seferber ederek topyekûn mücadele etmek anın temel görevidir. Bu temel göreve yan çizmek de bu temel görevi bahane ederek ve kullanarak antidemokratik baskı ve otoriter uygulamalara girişmek de bozgunculuktur; milletin birliğini berhava eder; Amerikan’ın ve FETÖ’cü darbeci çetenin ekmeğine yağ çalar.

TABİATTA OLDUĞU GİBİ, TOPLUM VE SİYASET BOŞLUK KABUL ETMEZ

Her ne kadar AKP Milletvekili tarafından şehidimizin na’şının Ankara’dan getirilmesi için Burdur Belediyesi’nin gönderdiği ambulansa karşı Konya Büyükşehir Belediyesinden ambulans sağlanarak psikolojik harp enstrümanı olarak kullanılması gibi rakip siyasi kuvvetleri itici ve ötekileştirici hamleler yapılmasına rağmen hangi gerekçeyle olursa olsun meydanların boşaltılması kabul edilemez büyük bir siyasi hatadır. Tabiatta olduğu gibi toplum ve siyaset de boşluk kabul etmez. Boşluğu başka siyasi kuvvetler doldurur. Bu siyasetin tunç yasasıdır.

SARAYIN BAHÇESİNİ GELİNCİK TARLASINA DÖNDÜREN

COŞKULU KİTLENİN 10’NCU YIL MARŞI’^NI SÖYLEMESİNİ NASIL YORUMLAYACAĞIZ?

Başlangıçta Gezi ve Haziran direnişinde de ne Atatürk vardı ne de Albayraklar. Sonradan günlerce haftalarca yediden yetmişe herkes Albayrakların gölgesinde Mustafa Kemal’in askeri oldu. Bastırılan FETÖ’cü darbe kalkışmasında Saray’ın bahçesinde toplanan kitlenin albayraklarla gelincik tarlasına döndürdüğü o alanda 10’ncu Yıl Marşı’nı okuduğunu seyrettik televizyonlarda.

TABİAT, TOPLUM VE SİYASET BOŞLUK

KALDIRMAZ; BOŞALTILAN ALANI BİR BAŞKANI KUVVET DOLDURUR

Sen şu veya bu gerekçeyle meydanı boşaltırsan meydanda bulunanlar kendi bayraklarını asacaklardır. Kendi görüşlerinin şovuna döndüreceklerdir. Bu normal bir mantık ve insani tutumdur. Meydanı herhangi bir gerekçeyle boşaltmak çaresizliğin ilanıdır; zavallılıktır; siyaset biliminden nasibini almamış olmaktır. FETÖ’cü darbe başarılı olsaydı seni iktidara mı taşıyacaktı? Sana zarar vermeyecek miydi? Vatanın bölünmesi, milletin dağıtılması, devletin yıkılması seni hiç mi ilgilendirmiyor? Meydanı AKP’lilere terketmek bu sorulara cevap vermekte insanı zora sokar. Sen bütün gücünle demokrasiye sahip çıkmak, devletine ve milletine sahip çıkmak amacıyla ellerinde Albayraklarınla çık bakalım meydanlara; o meydanda bir tek AKP bayrağı kalacak mı? Ya da Trabzon’da yaşandığı gibi Atatürk’ün, Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin devasa fotoğraflarının asılmasında olduğu gibi topyekûn temsil tezahürleri ortaya çıkmayacak mı?

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir