CHP’de kazan kaynıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP’de), 15 günlük imza kampanyasının son bir haftasına girildi. Nefesler tutulmuş; rakip ekipler arasında taktik savaşları zirveye çıkmış durumda. Varsa yoksa Kılıçdaroğlu mu yoksa İnce mi olsun girdabına düşülmüş durumda. Partinin program, siyaset ve ilkeleri tartışılmıyor bile. CHP’nin ve Kılıçdaroğlu ekibinin 9 seçimdir niye kaybedip duruyor diye durup düşünen yok. CHP Genel merkezine çöreklenmiş CHP düşmanı “cunta”lar (klik demek belki daha doğru olur), koltuklarından başka düşündükleri başka bir değer yok! Muhalifler de pek farklı değil. Partiden tasfiye edilmiş olanların da tek dertleri Kılıçdaroğlu gitsin de gerisi önemli değil anlayışındalar; yani sadece “intikam” peşindeler.

OLAĞANÜSTÜ KURULTAY SÜRECİ İNCE-KILIÇDAROĞLU

EKSENİNE KAYDIRILDI; PROGRAM VE SİYASETLER TARTIŞILMIYOR

Ankara’da tecrübeli ve iyi haber kaynakları olan Aydınlık Gazetesi köşe yazarı İsmet Özçelik de “CHP kurultayı karakolda mı bitecek?” başlıklı yazısında buna benzer bir tahlil yapıyor. Özçelik, olağanüstü kurultay mücadelesinde son dönemecin dönülmekte olduğunu, ancak soluk soluğa sürdürülen çalışmaların temel ekseninin tamamen Kılıçdaroğlu-İnce eksenine oturtulduğunu, “ne izlenen politikaların tartışıldığı”nı, ne de “izlenmesi gereken politikaların konuşulduğu”nu ifade ediyor. Özçelik gözlemlerine, “sadece Kılıçdaroğlu-İnce yarışı gündemde. Kılıçdaroğlu sayesinde parti yönetiminde bulunanlar, milletvekili olanlar, koltuklarını kaybetmemek için direniyor. Partiden tasfiye edilenler ise ‘intikam’ duygusuyla partiyi ele geçirmek için asılıyor” şeklinde yorum getiriyor.

BAŞKAN ERCENGİZ: “PROGRAM VE SİYASETLER TARTIŞILMIYOR”

Görüşlerini sorduğumuz CHP’li Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz de, mücadelenin salt Kılıçdaroğlu-İnce eksenine sokuşturulmasından, program, siyaset ve ilkelerin tartışılmamasından rahatsız olduğunu ifade etti. Başkan Ercengiz, gelişmeleri sürecin kenarından izlediğini, müdahil olmadığını ifade ederek hafta sonunda dananın kuyruğunun kopacağını belirtti.

BURDUR İL BAŞKANINDAN, 59 İL BAŞKANINA GÖRE DAHA DOĞRU BİR TUTUM

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, “kim genel başkan olursa olsun (…) CHP’de çalışmaya devam edeceğim” diyerek açık açık bütün il yönetiminin “kırmadan dökmeden yaşanacak bir bayrak değişiminin yerel seçimlerde partimize olumlu bir katkısı olacağı düşüncesinde” olduğunu, bu sebeple Ankara’ya gitmeyeceğini belirtti. Ayrıca Burdur’da milletvekili Mehmet Göker’le birlikte 7 kurultay delegesinin bulunduğunu, bunlardan üçünün değişimden yana, olağanüstü kurultay için imza verdiğini ifade etti. İmza verenlerin içinde milletvekilinin olup olmadığı sorumuza bilmediğini belirterek cevaplandırdı.

“Öncelikle şunu belirteyim; ömrüm boyunca kim genel başkan olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve ülkemin başarısı için gece gündüz çalışacağım. 11 ilçe başkanı ve yönetimlerinin, şahsımın ve il yönetimimizin; yapılması talep edilen olağanüstü kurultayın, partimiz ve ülkemiz adına umut olacağı görüşünde olması, kırmadan dökmeden yaşanacak bir bayrak değişiminin yerel seçimlerde partimize olumlu bir katkısı olacağı düşüncesinde olması sebebiyle yarın Ankara’da yapılacak genel merkeze destek açıklamasına katılmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiririm. CHP BURDUR İL BAŞKANI İZZET AKBULUT”

MUHALİFLERLE YÖNETİCLER ARASI MÜTHİŞ

TAKTİK SAVAŞLARI; RÜŞVET CE VAATLER HAVADA UÇUŞUYOR

Bir partinin olağanüstü kurultay sürecine girmesi karşısında mevcut yönetimin antidemokratik tutum içine girmesinin tehlikelerini ve olası sonuçlarını MHP’de Akşener-Bahçeli çekişmesinde gözlemledik. Demokrasiye ve özgürlüklere hiç yakışmayan, öte yandan beka sorunu yaşayan ülke şartlarına da uymayan gelişmeler dış düşmanları sevindirdi. Şimdi benzeri bir süreç CHP’de yaşanmaya başladı. Muhalifler ile mevcut CHP yöneticileri arasında müthiş bir taktik savaşları cereyan ediyor. Muhalifler, ikinci günde ulaştıkları imza sayısını, son haftaya evrilen süreçteki imza sayısı beyanları karşısında yöneticiler, “getirsin arkadaşlar ellerindeki imzaları bir görelim, gereğini yaparız” açıklamaları yapıyorlar. Bu durumda CHP yöneticilerinin kimlerin imza verdiğini öğrenmek istedikleri, böylece imzacıların ensesinde boza pişirecekleri, imzasını geri aldırmak için ikna etmeye çalışacakları ileri sürülüyor. Öte yandan bol kese vaatlerin havalarda uçuştuğu belirtiliyor. Bütün umutlarını yaklaşan yerel seçimlere bağladıklarını ifade eden Özçelik’in de belirttiği gibi, “belediye başkan adaylığı, belediye meclisi üyeliği teklifleri ortalıkta dolaşıyor. Muhalefet ise 15 günlük süreyi beklemekte kararlı. Olağanüstü kurultay isteyenlerin listesini son gün genel merkeze vermeyi ve baskıları önlemeyi planlıyorlar.”

Kendilerini “sosyal demokrat”, “solcu”, “Atatürkçü”, “Halkçı” olarak tanımlayan CHP’lilere hiç yakışmayan bir rant peşinde koşma durumu yaşanıyor. Şimdiden olağanüstü kurultay mücadelesiyle yerel seçim mücadelesi içiçe geçmiş bulunmaktadır.

 

Bu konuda Özçelik gözlemlerini ve edindiği bilgiler ışığında tahlillerini şöyle sıralıyor:

YEREL SEÇİM MÜCADELESİ

“Yaşanan mücadelenin bir nedeni de yaklaşan seçimler. İki taraf da gözünü yerel seçimlere dikmiş durumda. Kendilerine yakın isimleri belediye başkanı seçtirme derdindeler.

“Bunun iki nedeni var. Biri belediye rantları, diğeri de belediye olanakları ile delegelerin kontrol altına alınması.

“’Belediye-delege-kurultay çarkı’ bugüne kadar Kılıçdaroğlu lehine işlemişti. Şimdi aynı çarkı muhalefet kontrol altına almaya çalışıyor.

UYANIK BAŞKANLAR

“Bu arada ilginç bir gelişmeden de söz ediliyor. Bazı uyanık belediye başkanları kendilerine yakın delegelerden olağanüstü kurultay için imzaları almışlar ve kasaya koymuşlar.

“Yeniden aday olmak için pazarlık peşindeler. Kulislere yansıyan bilgilere göre, son güne kadar bekleyecekler.

“CHP’nin durumu, geleceği umurlarında bile değil. Onların derdi belediye saltanatlarının devamı. Kimin kazanacağını anlamaya çalışıyorlar. Kazanacak ata oynayacaklar.”

BURDUR’DA DENGE YARI YARIYA

Araştırmalarımıza göre, Burdur’da İnce-Kılıçdaroğlu destek dengesinin 4+4 şeklinde yarı yarıya olduğunu saptadık. Kabaca bu dengeyi 81 ile teşmil edersek muhaliflerin topladıkları imza sayısında güçten sonuç elde etme taktiği ile blöf yapmadıkları anlaşılır. Durumun böyle olduğu akıldaneler nezdinde hemen anlaşılmış olacak ki, İnce’ye akıl verenlerin çoğaldığı belirtiliyor. Bu durum yerele kadar indiği de paylaşımlardan sabit durumda.

İşte İnce’ye akıl verenler!

Özçelik’ten aktaralım.

“Bu arada imzalar artınca, Muharrem İnce’ye akıl verenler de çoğaldı. İnce’nin başarılı olabilmesi için yapılan önerilerden bazıları şöyle:

  • Partideki yerleşik alışkanlıklara çok radikal biçimde son ver.
  • Sürekli ezber boz.
  • “Ama bu parti, eski CHP’ye hiç de benzemiyor” dedirt.
  • CHP’nin tarihiyle hesaplaş.

Eski AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg e-postalarında, ‘Türkiye’yi tarihinden koparmak lazım’ demişti.

CHP’ye önerilen başarı formülü de aynı:

‘CHP’nin tarihiyle hesaplaşma, köklerinden kopma’

Sistem aynı.”

GERÇEK CHP’LİLER

Bu arada kıyıda köşeye beklemekte olan gerçek CHP’liler var. Onlar tasalı tasalı olup bitenleri anlamaya çalışmaktadırlar. İçlerinde HDP/PKK çizgisindeki politikaları sindirmeyen birçok kişi bulunmakta, özel sohbetlerde “CHP’li her evden bir oy CHP’ye, bir oy da HDP’ye” kampanyasının CHP’ye büyük zarar verdiğini, kaybetmenin gerçek sebebinin bu olduğunu, ifade etmektedirler.

Bu konuda da Özçelik’i dinleyelim:

“Gerçek CHP’liler gelişmeleri kaygı ile izliyor. Onlar kişilerle değil, partinin geleceği ile ilgililer. “Önce 24 Haziran yenilgisinin nedenlerini tartışalım. İzlenen politikaları gözden geçirelim. Ortaya çıkacak duruma göre yönetim kadrosunu ve genel başkanı seçelim” görüşündeler.

Sadece genel başkanların konuştuğu bir kurultay değil, partinin sorunlarının tartışıldığı bir kurultay istiyorlar. Atatürk dönemindeki kurultayları örnek gösteriyorlar. ‘Gerekirse kurultay günlerce sürmeli, ama parti politikaları mutlaka kuruluş ayarlarına dönmeli’ diyorlar.”

Olağanüstü kurultay sürecinde netameli gelişmeler olabilir mi?

İşte Ankara’dan tecrübeli ve kulağı delik gazeteci Özçelik’in görüşleri!

İŞ MAHKEMEYE GİDER Mİ?

“Muhalefet yeterli imzayı toplasa bile genel merkez olağanüstü kurultaya gidecek gibi görünmüyor. Genel merkez yöneticilerinin şu anda harıl harıl ders çalıştığı, kurultayı önlemenin yollarını aradığı bildiriliyor. İlk hamle, imzacıların imzalarını geri aldırmak. Bu konuda çalışmalar başladı bile. Bilinen imzacıların imzalarını geri çekmesi için “ikna”(!) yöntemlerinin devreye girdiği konuşuluyor.

Daha şimdiden “ilk imza geçerlidir” tartışması başladı.

KRİTİK HAFTA

“Olağanüstü kurultay için gerekli olan 15 günlük süre bu hafta sonu bitiyor. Muhalefet imzaların tamam olduğu, hatta epeyce de fazla imza bulunduğu mesajı veriyor. Ama genel merkez de kararlı görünüyor. Olağanüstü kurultaya gitmeyeceğini hissettiriyor. Muhalefet olağanüstü kurultay için mahkemeye gitmekten çekinmeyeceğini ima ediyor.

Şu anda el ense çekiliyor. İşin karakola gideceğinin işaretleri var. İmza sayısı da ezici bir çoğunluk olmazsa, MHP benzeri bir durum yaşanacağı anlaşılıyor. Atatürk’ün partisinin içinde bulunduğu durum bu!

“Taban ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Ama ABD ne yaptığını iyi biliyor.”

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sanalbasin.com üyesidir