CHP’deki derin yozlaşma ve çürüme

Bir halkın ahlakı, toplumsal ahlak kolay kolay değişikliğe uğramaz; bozulmaz. Bir halkın ahlakı ekonomik kriz yıllarında ya da uzun işgal yıllarında bozulur ve çürür. İşgal durumuna en büyük örneği tarihçiler Rus halkını verirler. Geçmişte Rus halkının bir asır işgal altında kalmasının ahlaki değerlerinde büyük değişime uğradığını, sert mizaçlı hale geldiğini belirtirler.

Ekonomik sıkıntılar da bir halkın ahlakını bozar. Ekonomik kriz ve pahalılığın fuhşu patlatması olgusu buna örnektir. Ya da halkımızın darbımeseli haline gelmiş olan “bal tutan parmağını yalar” söylemiyle yiyiciliğe, cukkacılığa, ayakkabı kutuculuğuna, para sıfırlamacılığına yol verme ve hoş görme eğilimini yansıtır. Ya da genel merkezinin ülke gerçekleriyle çelişen yanlış politikalarına özel mahfillerde karşıymış pozları takındığı halde muhalefet edemeyen, bunu da “örgüt disiplini” söylemiyle perdeleme kurnazlığı ve aymazlığı da bir tür çürüme örneğidir.

Bu kapsamda uzun AKP iktidarları boyunca ülkede muhafazakârlığın ve sağa kaymanın yoğunlaşması bütün toplumu etkilediği gibi kurum ve kuruluşları da etkilemiştir. Devletimizin banisi, milletimizin ve devrimlerimizin yaratıcısı, bağımsızlığımızı ve hürriyetimizi borçlu olduğumuz Cumhuriyet Halk partisi (CHP’de) bu gelişmeden nasibini almış, ahlaki çürüme zirve yapmıştır. Sağ partilerdeki bütün gayriahlaki özelliklerin birçoğu CHP’de de görülmektedir.

En üst düzeyde Genel Başkanının bir kaset operasyonuyla tasfiye edilmesi durumunun yaratılmasını sağlayan olayın gayriahlakiliğini hiç kimse özel hayat diye yutturmaya kalkmasın. Kamuya malolmuş şahsiyetlerin özel hayatı olmaz. İl bazındaki bu tür ahlak düşkünlüğü ve Medeni Kanun ihlalleri üzerinde durmak istemiyorum.

Ancak bu yıl Bucak ilçedeki kongre öncesi süreçte yaşandığı iddia edilen ayak oyunları, sağ partilerdeki burjuva ayak oyunlarını andırmaktadır.

Şimdi ilçe başkanı adaylarından Özdamar’a kulak verelim; sosyal medya üzerinden yaptığı uyarılar üzerinden:

NNC Medya’ya demeç vererek, “delege seçimlerinin son derece şeffaf ve demokrasi kuralları içerisinde yapıldığ”ını belirten İlçe Başkanı Aziz Yıldız’ı eleştiren Ömer Özdamar, Yıldız’ın yalan söylediğini, “delege seçimi yapılmadan delegelerin masa başında yazıldığını (İl başkanı Ali Özdemir) dâhil cümle âlemin bildiği”ni, ancak İl Başkanın ‘’hani senin delege seçim tutanakların’’ diye sormayacağı”nı “ve soramayacağı”nı iddia etti.

Özdamar, delege listelerinin de uzun süre saklanarak verilmediğini, askıya çıkarılmadığını, “ancak İlçe Seçim Kurulu müdahalesiyle alınabildiği”ni, bunu da İl Başkanı Özdemir başta olmak üzere cümle âlemin bildiğini belirtiyor.

İyi, sağlam ve sadık bir CHP’li olan, ancak genelleşmiş ahlaksızlığın zirvesi olduğu tartışma götürmez “örgüt disiplini” gerekçesinin zırhına asla bürünmeyen Özdamar, Burdur CHP’de derinden işleyen, aslında genel olan bir yaraya parmak basıyor ve “Burdur CHP ailesine çöreklenen bu fütursuz, ahlaksız, sınır tanımaz yapıyla 2010 yılından beri mücadele verdiği”nin altını çiziyor. Ve “CHP ailesinin başına çöreklenen bu yapı varlığını, masa başında yazılıp kurulan delege ağalığı sistemiyle varlıklarını” sürdürebildiğini belirtiyor.

Özdamar, delegelerde ve idari kadrolarda eş-dost, kardeş akrabalar yan bulunduğunu iddia ediyor; Seçim Kurulu ve parti yetkili organlarına itirazlar ediyor; ama herhangi bir sonu ç alamıyor. Yernilir yutulur iddialar değil Özdamar’ın belgelerle sunduğu itirazları.

Önce böyle diyor ama sonra…

“Ben şahsen bundan sonra da bu yapıya karşı mücadelemi yılmadan, yorulmadan devam edeceğim.

Hadi paçaları sıkıyorsa; beni disipline versinler ve partiden atsınlar.”

Yoruluyor, morali bozluyor, umudu kırılıyor ve “benden bu kadar” diyor.

Özdamar’dan alıntılar… (Blogspot’undan)

-“CHP üyesi değilken üyeymiş gibi sahte davranan, yönetime giren Bucak CHP İlçe Başkanı…”

-“AKP’ye oy verenlere bidon kafalı diyen Yılmaz Özdil’i çok eleştirdim ama aynı kaynaktan geldiğimiz için CHP içinde de azımsanmayacak sayıda bidon kafalı varmış…”

-“2013-2014-2015 yıllarında AKP üyesi iken CHP üyesiymiş gibi işlem görüp; bilerek ve kasten ihlal, suiistimal yapıldığı somut belgelerle ortaya serilirken gözler kapanır, kulaklar tıkanır, ağızlar bantlanırsa; CHP’yi artık ben bile kurtaramam…”

-“İlçe kongresinde tüzüğe aykırı tüm işlemler zapturapt altına alınmış ve itiraz edilmiş olmasına rağmen siyasi dolandırıcılıkla, Ali Cengiz oyunlarıyla, Ahmet’in şapkasını Mehmet’e uyduran çarpık, çürük yapı Burdur CHP ailesine hâkim oluyorsa ve bir türlü kırılamıyorsa…”

-“Burdur CHP İl Başkanlığının aldığı kararın garabetini, hukuksuzluğunu, kural tanımazlığını ve CHP tüzüğünü nasıl çiğnediğini gördükten sonra lafın bittiği yerdir…”

-“Tepeden tırnağa ilke, kural, kaide kalmamış, çürümüş bir kurumsal yapıya bürünen CHP’nin geleceği de kararmıştır…”

HABER İÇİN TIKLAYINIZ

****

TEZİMİZİ KANITLAYAN BİR BAŞKA SKANDAL OLAY

Antalya’da geçen hafta sonu tamamlanan CHP ilçe kongrelerinin birinde skandal detaylar ortaya çıktı. CHP Kepez İlçe Başkanlığı Kongresi’nde seçimi kazanan Garip Erdoğan’ın listesinde, daha önce partiden ihraç edilen ve Ak Parti’ye geçen CHP eski Kepez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Arif Songür de yer aldı. Skandal bununla da bitmedi. Songür’ün, İl Disiplin Kurulu’nda ihraç kararı bulunurken, dönemin İl Başkanı Devrim Kök ve daha sonra gelen Cavit Arı’nın bu belgeyi sümenaltı ederek, üyelikten düşürülmesi için CHP Genel Merkezi’ne göndermediği iddia ediliyor.

HABERE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

***

Toplumsal çürümenin ve yozlaşmanın zirve yaptığı ve tuzun bile koktuğu şartlarda, gerçek devlet adamlarının, gerçek toplum önderlerinin ve şahsiyetlerin ırmağın kenarlarına çekildiği, sorumluluktan kaçındığı; şarlatanların ve çapsızların sahneye fırladığı ve oluşan boşluğu doldurduğu tarihsel ve sosyolojik bir gerçekliktir; ülkemiz yakın tarihinde deneyimlerle sabittir. 2007 yılı baharındaki Cumhuriyet mitinglerindeki durum buna örnektir.

 

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir