“Dersimli şaki uzantıları” gene sahnede!

“Barış”, “silahların bırakılması” gibi söylemlerle, her vatan savaşının kızıştığı dönemlerde ortaya çıkan ya da sahaya sürülen AKP akil adamlarının gene ortaya çıkmalarına tepki gösteren Platform ve BURTÜKODER Başkanı Kemal Arslan yazılı bir açıklama yaparak, “türedi akillerin aklına fikrine ihtiyacımız yok; bu ülkede barış yeniden sağlayacağız!” dedi.

“Barış”, “silahların bırakılması” gibi söylemlerle, her vatan savaşının kızıştığı dönemlerde ortaya çıkan ya da sahaya sürülen AKP akil adamlarının gene ortaya çıkmalarına tepki gösteren Platform ve BURTÜKODER Başkanı Kemal Arslan yazılı bir açıklama yaparak, “türedi akillerin aklına fikrine ihtiyacımız yok; bu ülkede barış yeniden sağlayacağız!” dedi. Akillerin yaptığı işin devletin teröre teslim olmasını istemek olduğunu iddia ederek, akilleri 1920’ların dersim eşkıyası Seyid Rıza’ya benzetti.

İşte Arslan’ın açıklaması!

TÜREDİ AKİL’LERİN AKLINA DA FİKRİNE DE İHTİYACIMIZ YOK,

BU ÜLKEDE BARIŞI YENİDEN SAĞLAYACAĞIZ!

Değerli Basın Mensupları,

Bir grup aydınla aralarında Kadir İNANIR gibi Recep’in “akil”lerinden bazılarının yine sahneye çıkıp, terörle mücadelede devleti teslim olmaya yönelik önermelerde bulunmaya devam ettiklerini görmekteyiz.

Yıllar önce Burdur ziyaretinde de dile getirdikleri teslimiyet politikalarının sonucu silahlandırılan ülke toprağının bu gün kan gölüne dönmesinin sorumluluğunu unutup sıraladıkları önerilerinde nasıl olmuşsa bu kez PKK’nin eylemleri ve silahı bırakması, devletin operasyonları durdurması ve müzakerelerin yeniden başlatılması istenebilmektedir.

Devlet hangi operasyonları bırakacaktır, kimle müzakereye başlayacaktır?

Bu söylemler bize hiçte yabancı gelmemektedir. Tıpkı 1937’li yıllarda Dersimli şaki Seyit Rıza’nın, genç Türkiye Cumhuriyetine yönelik meydan okumalarının bir benzerini bu gün akillerden, Cizre’yi Türkiye’nin Kobani’si yeni kantonlar olarak tanımlayan Selahattin Demirtaş’larda görmekteyiz.

Kendilerine aydın-sanatçı vb gibi sıfatları yaftalayarak “analar ağlamasın” gibi masumane söylemlerle, terörle mücadelenin ötelenip PKK’nin silahlandırılmasına çanak tutulduğu “çözüm” süreci, gerçekten ülkeye kardeşliği getireceğine inanan, barışa susamış halkımızı bir kez daha hüsrana uğratmıştır.

Kanın kanla yıkanmayacağını bilen erdeme sahip Türk ve Kürt halkları Recep’in “akil”lerinin öngörüleriyle değil, Dersimli şaki uzantılarının özlemleriyle değil;

Barolar Birliğinin “ Çözüm, yetmiş yedi milyonun, millet olma bilincini ve ruhunu tekrar tazeleyerek, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve adalet paydasında kucaklaşmasıdır. Bugün, başta siyaset kurumu olmak üzere demokrasinin tüm taşıyıcı unsurlarına ve tek tek bütün vatandaşlarımıza düşen ödev, bu kucaklaşmanın sağlanması için bütün gücüyle mücadele etmektir.” biçimiyle tanımlanan önerisi yaşama geçirerek bu ülkeye barış gelecektir.

Etnik ve dinsel farklılıklarımızı bir zenginlik olarak örüp, ulus olmayı başarabilmiş bir ülkenin insanları olarak, inanıyor ve umuyoruz ki, hukukun üstünlüğü demokrasi ve adalet kavramlarını hakim kılarak, insan hakları ekseninde tüm insanlarımızın insanca yaşam haklarını savunarak bu ülkede yıllardır olduğu gibi kardeşçe yaşamayı sürdüreceğiz.

Halklarımıza bir kez daha saygıyla duyururuz.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir