Devri sabık yaratmayacakmış!

Isparta Ulusal Eğitim Derneği (IUED) Şube Başkanı Mahmut Özyürek, 7 Haziran Milletvekili Genel seçimlerini müteakiben muhtemel AKP-CHP koalisyon çalışmaları ve Yüce Divanlık Erdoğan’dan hesap sorulup sorulmayacağı hakkında açıklamalarda bulundu. Seçim öncesi yolsuzluklardan ve hırsızlıklardan en çok bahseden, seçim faaliyetlerinin ekseni yapan Kılıçdaroğlu’nun devri sabık yaratmama adına bundan vazgeçtiğini belirtti.

7 Haziran 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sona erdi. Parti liderlerinden, toplumda önder konumda olan şahsiyetlerden, etkili ve yetkili kesimlerden ardardına açıklamalar gelmektedir. Bu kapsamda Isparta Ulusal Eğitim Derneği (IUED) Şube Başkanı Mahmut Özyürek de yazılı bir açıklama yaptı. Seçimlerden önce AKP-CHP koalisyonuna hazır olun dediğini, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ise “Cumhurbaşkanının yargılanmasını istemem; siyasi intikam yok; devri sabık yaratmayacağız” açıklamasında bulunduğunu vurguladı.

İşte o açıklama!

7 Haziran 2015 seçimleri sona erdi. Seçimlere yaklaşık 45 gün varken UED Isparta Şube Binasında CHP Isparta İl Yöneticisi bir dostumuzla konuşuyorduk.

“AKP-CHP koalisyonuna hazır olun” dedim.

“Yok, yaaa, o kadar da değil” demişti.

Aradan geçen 45 gün hiç istemediğim halde beni haklı çıkardı. Görünen o ki AKP-CHP koalisyonu tezgâhlanıyor.

Kendi memleketi olan Tunceli’de iki milletvekilini de HDP’ye altın tepsi içinde teslim eden “Dersimli Kemal” bu yıkım koalisyonunun işaretlerini seçimlerden önce vermişti.

25 May 2015 günü, yani seçimlerden 12 gün önce  “Y. Cumhuriyet”  Gazetesine konuşan Y-CHP Lideri Kemal KILIÇDAROĞLU, Nam-ı diğer Dersimli Kemal “Cumhurbaşkanlarının yargılanmasını istemem”, “siyasi intikam yok, devri sabık yaratmayacağız” dedi

Peki “devri sabık yaratmak” nedir?

1950’lerle birlikte Türk siyaset terminolojisine giren “devri sabık yaratmak” kendinden önce gelenlerin yaptıklarının hesabını sormak anlamındadır. Yani önceki iktidar dönemini sorgulamak, yapılan haksızlıkların, yolsuzlukların üzerine gitmek anlamına gelir.

Bu nedenle “devri sabık yaratmamak”  kendinden önce yapılan edilenleri görmezden gelmek, peşine düşmemek anlamına gelir.

Sanırım bu söyleşi “Y. Cumhuriyet”  gazetesinde yayımlanınca Kaçak sarayda ikamet eden

BOP eş başkanı rahat bir nefes almıştır.

Meydanlarda “hesap soracağız!” naraları atan Dersimli Kemal, CHP ye oy veren halkımızı bir kez daha aldatıp kandırmıştır.

Peki, nereden çıktı bu AKP-CHP Koalisyonu formülü.

Seçimlerden yaklaşık üç ay önce apar-topar Türkiye’ye gelen/gönderilen Duyun-u Umumiye müfettişi Kemal DERVİŞ ayağının tozu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü. Kılıçdaroğlu;  milletvekilliğine sıcak bakmayan Kemal Derviş’e “dışarıdan bakanlık” teklifinde bulundu. Derviş, bu teklifi kabul ettiğini açıkladı ve “CHP iktidarı kurulursa görüşürüz” dedi

Görüşmenin ardından açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, Derviş’le hem Türkiye’nin, hem de dünyanın sorunlarını ele aldıklarını belirtti. Derviş’in uzmanlık alanının “ekonomi” olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Türkiye, dünya ekonomisiyle ilgili gözlemlerini, analizlerini aktardı. Son derece mutluyuz. Ekonomiye yaptığı katkıları, Türkiye’yi krizden çıkarma aşamasındaki çabalarını sadece CHP olarak biz değil, bütün Türkiye takdirle anıyor” ifadesini kullandı.

Sormak gerek, Duyun-u Umumiye müfettişi Kemal DERVİŞ Türk halkının başına AKP belasını sararak ülkeyi bataklığa sürükleyen kişi değil midir?  Duyun-u Umumiye müfettişi Kemal Derviş’i  “sadece CHP olarak biz değil, bütün Türkiye takdirle anıyor” diyen Kılıçdaroğlu, hangi Türkiye’den söz ediyor? Takdiri okuyanlara bırakalım.

Anımsayalım, “2001 yılında o dönemin ABD Başkanı George W.Bush tarafından dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e bir mektup gönderildiği ve mektupta Türkiye’nin IMF ile çalışmalarını sürdürmesini istediği basına yansıdı ve o dönemin malum medyası tarafından bu durum, son derece memnuniyet verici bir tablo olarak yansıtıldı. Ardından kurtarıcı arayışına başlandı ve ABD Büyükelçiliği tarafından bu iş için yoğun bir çaba harcandı ve sonunda kurtarıcı olarak Dünya Bankasında Başkan Yardımcılığı yapmış ve uzun zamandır ABD’de yaşayan Kemal Derviş seçildi.

Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn Fransız Le Monde gazetesine 26 Nisan 2001 tarihinde verdiği demeçte Kemal Derviş için şöyle demişti;

“Türkiye’de açık bir makro-ekonomik kriz var. Bu krizle ilgilenmek grup başı olarak IMF’ye düşüyor. IMF, makro-ekonomik sorunlar ve krizle, biz ise yapısal sorunlarla ilgileniyoruz. Kemal Derviş’i Türkiye’ye gönderdik…” (Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu)

AKP İktidarı, ekonomi politikalarını Derviş’in 2002 kurduğu “küresel yağma” düzeni üzerinden yürüttü. Kılıçdaroğlu da İktidar olursa Türkiye ekonomisini  “takdirle” andığı kemal Derviş’e teslim edeceğini açıkladı.  Yani AKP’nin de, CHP’nin de akıl hocası aynı kişi.

Peki;  ekonomik konularda aynı kişinin projelerini uygulayacak, aynı yollardan gidecek ama farklı sonuçlar alacak! Böyle bir mantık eşyanın doğasına aykırıdır ve en hafif deyimle bizlerin aklı ile alay etmektir.

2015 seçimlerinden önce Türkiye’ye gelen/gönderilen Duyun-u Umumiye müfettişi Kemal Derviş’in hangi amaçla, kimler tarafından görevlendirildiği açıklığa kavuşmuş oluyor sanırım.

Bu kanımızı doğrular nitelikte olmak üzere, CHP Milletvekili Durdu Özbolat’ın sahibi olduğu ABD’ye yakınlığı ile bilinen Yurt Gazetesinde son iki aydır “AKP-CHP koalisyonu” nu “Türkiye’yi kurtaracak formül” olarak sunan haber ve makaleler sıklıkla yer aldığını gözden kaçırmamak gerek.

Konu ile ilgili olarak 9 Haziran tarihli kimi gazetelerde, 7 Haziran seçimleri sonunda ortaya çıkan tabloya göre en çok gündemde öne çıkarılan AKP-CHP koalisyonu planının Amerika Birleşik Devletleri’nin talebi olduğu ve bu talebin Kemal Derviş tarafından CHP yönetimine iletildiği yazıldı.

Diğer taraftan Duyun-u Umumiye müfettişi Kemal DERVİŞ, seçimlerden önce katıldığı bir Televizyon programında da AKP-CHP koalisyonun neden kurulması gerektiğini, Almanya’yı örnek göstererek açıklamıştı..

09 Haziran günü CHP MYK toplantısı sürerken açıklama yapan Parti sözcüsü Haluk KOÇ ise ; “Biz bize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. CHP asla çözümsüzlüğün adresi olmayacaktır” dedi. Yani CHP; AKP ile koalisyona hazırlanıyor!

Kimileri çok kızacak belki ama AKP ile Y-CHP,  kimi ayrıntı konular dışında ruh ikizi konumuna gelmişler/getirilmişlerdir.

  • Temeli “Türk” kimliğinin ve “Millet” tanımının ortadan kaldırılması olan YENİ ANAYASA konusunda,
  • BM İkiz Yasalarının da desteğiyle “Multhi Ethnical State” yani “çok etnikli devlet” projesi konusunda,
  • CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’in açıkça dillendirdiği PKK’nın TBMM’nin üzerine çöreklenmesini demokrasinin gereği olduğu konusunda,

(CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin seçim sonuçları açıklanırken “Görülüyor ki CHP seçmeni HDP’ye verdiği oyla demokrasinin kazanmasını sağlamıştır. Bu gerçek bile tek başına CHP’lilerin demokrasiye verdiği önemin, inancın göstergesidir” demişti)

  • AB mandacılığı, NATO muhipliği, Sorosperverlik konusunda,
  • Atatürk karşılığında üç aşağı-beş yukarı aynı nakaratı koro halinde dillendiren AKP- YCHP koalisyonu için tüm ön koşullar hazırdır.

Şimdi anlaşıldı sanırım YCHP genel Başkanı Dersimli Kemal’in “siyasi intikam yok, devri sabık yaratmayacağız” söyleminin altında yatan gerçek..

CHP’yi Atatürk’ten, Atatürkçülerden arındıran Dersimli Kemal’in artık bir kolunda Fethullah, diğerinde Sezgin Tanrıkulu, Bekaroğlu, Burhan Şenatalar ve Kemal Derviş, Selin SAYEK-BÖKE ile Ekmeleddin gibileri alarak CHP’yi laik soslu AKP’ye dönüştürmüştür.

Ha! “hesap sormak” ne oldu? Dediğinizi duyar gibiyim.  O seçimlerde yurttaşları aldatıp kandırmak için ABD Başkanı Obama’nın proje elamanlarının kullandığı “reklamlardan” yalnızca biri olarak arşive kaldırıldı.

Kimse kaygılanmasın “siyasi intikam yok, devri sabık yaratılmayacak”

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir