Erzurum Kongresi’nin 99’uncu yılı kutlandı

Büyük devrimci önder Mustafa Kemal Atatürk yönetiminde, ‘milli sınırlar içinde vatan, bölünmez bir bütündür, parçalanamaz’ kararıyla Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Erzurum Kongresi’nin 99’ncu yıl dönümü, törenler ve çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Kurtuluş Savaşı meşalesinin yakıldığı Erzurum Kongresi’nin başlaması nedeniyle düzenlenen törenler, Havuzbaşı semtindeki Atatürk Anıtı önünde başladı. Törene Vali Seyfettin Azizoğlu, 9’uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Uğur Tarçın, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, gaziler, daire müdürleri ve çok sayıda kişi katıldı.

CUMHURİYETİMİZİN DOĞUŞU SAĞLADI

Aydınlık Gazetesi haberine göre, çelenklerin konulması ardından şiirler okundu. Törende konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 99 yıl önce, 33 Temmuz/ 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan Erzurum Kongresi’nin, “enkaz altında kalan milletimizin yeniden hayata dönmesini sağlayarak, ulusumuzun ebedi varlığını tüm dünyaya göstermiştir” dedi. Sekmen konuşmasını şöyle sürdürdü: “1914 yılında başlayan ve 1918 yılında sona eren Birinci Dünya Harbi, devletimiz için çetin şartlar altında geçti. Pek çok cephede düşmana karşı savaşan evlatlarımızın yüz binlercesi şehit olup kara toprağın bağrına düştü. Güzel memleketimiz, maalesef savaşın yenik tarafında sayıldı ve 30 Ekim 1918’de, İtilaf Devletleriyle, Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kaldı. Hatırlandığı gibi; bu anlaşmanın bir sonucu olarak ordularımızın terhis edildi. Askerlerimizin silahları toplandı. Limanlarımıza, kışlalarımıza el konuldu. Karadeniz Doğu Anadolu’da hain planlar devreye sokuldu. Bu vahim gelişmeler karşısında vatanına sahip çıkmak üzere harekete geçen milletimiz, her yerde Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri kurdu. Erzurum Müdafaayı Hukuk Cemiyeti de, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgesi dahil, bölge illerinden gelen delegelerle, Erzurum’da büyük bir kongre düzenledi. İşte, o karanlık günlerde, Mustafa Kemal Paşa, 3’üncü Ordu Müfettişi sıfatıyla, Milli Mücadele teşkilatlandırmak üzere, İstanbul’dan, vapurla Anadolu’ya geçti. Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktı. Havza-Amasya-Tokat-Sivas-Erzincan üzerinden 3 Temmuz 1919 günü Erzurum’a geldi. 23 Temmuz’da toplanan Erzurum Kongresi’ne Başkan seçildi. Mustafa Kemal Paşa’nın genel durumu izah eden açılış konuşmasından sonra çalışmalara geçildi. 7 Ağustos 1919’da sona eren kongrede alınan kararlar milletimizin kurtuluşunu ve Cumhuriyetimizin doğuşunu sağladı.”

KUTLAMALAR KONGRE BİNASINDA DEVAM ETTİ

Havuzbaşı’nda yapılan tören ardından protokol ve davetliler tarihi kongrenin yapıldığı merkez Yakutiye ilçesindeki Kongre Caddesi’nde bulunan binaya geçti. Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandıran Metehan Şahiner ve Kazım Karabekir Paşa’yı canlandıran Mertcan Polat, kongre binasına faytonla geldi. Kongre binasında Devlet Tiyatrosu Sanatçıları tarafından kongre canlandırıldı. Atatürk’ü geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Devlet Tiyatro Sanatçısı Metehan Şahiner oynadı.

Canlandırmanın ardından günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Vahdettin Oktay Beyazlı, “1919’da Anadolu coğrafyası üzerine kara bulutların çöktüğü”nü belirterek, şunları söyledi:

“Mondros gerekçeli paylaşımlar başlamış. Memleketin dört bir yanı işgal edilmiş. Millet büyük bir karamsarlık içerisinde. İşte böyle bir havada İstanbul’dan yola çıkan genç kumandan Mustafa Kemal; Samsun’da bir kandil yakmış, bu kandil milletimiz için yeni bir umut ışığı olmuş, bu ışık Havza’yı, Amasya’yı, Erzurum’u, Sivas’ı, Ankara’yı ve daha sonra bütün Türk yurdunu aydınlatmıştır. Erzurum Kongresinin sonunda Mustafa Kemal Paşa, yapmış olduğu değerlendirmede: ‘Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir’ der. Atatürk’ün sözü gerçekleşmiş ve tarih Erzurum Kongresini büyük bir eser olarak kaydetmiştir. Tarihin kaydetme huyu vardır hepimiz biliriz. Ve yine hepimiz biliriz ki Göktürk Kitabelerine kazıyarak yaptığımız ilk kaydımız ‘Üstte gök düşmedikçe, altta yer delinmedikçe Türk milletinin birliğini, dirliğini hiçbir gücün bozamayacağı gerçeğidir.’ Bu gerçek, ay ve güneş gibi ortada iken bunu göremeyen gafiller akıl yoksunu varlıklardan başka bir şey değildir. İçeride, dışarıda nerede olursa olsun, adı ne olursa olsun, şekli nasıl olursa olsun fark etmez, vatanımıza, bayrağımıza, milletimize, devletimize yan gözle bakan hainler tarihin hiçbir döneminde alçak emellerine ulaşamamışlardır. Ve tekrar kaydetsin tarih, bunlar üstte gök düşmedikçe, altta yer delinmedikçe de hain emellerine ulaşamayacaklardır.”

TİMSAL KARABEKİR DUYGULANDI

Kongre Binası’ndaki törenlere katılan Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir de burada bir konuşma yaptı. Karabekir, “Milli Mücadelenin en önemli dönüm noktalarından biri de Erzurum’da 23 Temmuz 1919’da toplanmış olan kongresidir. Milli mücadelenin esaslarını oluşturan kongre kararları, Sivas Kongresi ve Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ile geliştirilmiş, Milli Mücadelenin zaferi ve Cumhuriyet rejimine geçiş ile taçlandırılmıştır. Kongrenin toplanmasında, Mustafa Kemal Paşa’nın kongreye katılması ve başkan seçilmesinde bölgenin en kıdemli askeri yetkilisi olan Kazım Karabekir’in gayretleri ve öncülüğü bugün bile takdir edilmektedir. Kongre kararlarında da etkin rol alan Kazım Karabekir, kongrenin seçtiği temsil heyetinde tabii üyesidir. İstiklal harbimizin Doğu Cephesi komutanı olan Kazım Karabekir, bu cephedeki hizmetlerini Erzurum, Sarıkamış ve Kars’tan yönetmiş. İlk şehit yetim evlatlarına da şevkatli babalığı da Erzurum’da yapmıştır. Başta Kazım Karabekir ve daha sonra da evlatları olarak bizim hayatımızda Erzurum’un ayrı bir yeri olmuştur” dedi.

Timsal Karabekir’in konuşması sırasında Kazım Karabekir Paşa’yı canlandıran Mertcan Polat salona girdi. Polat ile burada tanıştığı Timsal Karabekir’in sarılmaları duygulu anlar yaşattı. Timsal Karabekir de babasını görünce ağlamamak için kendini zor tuttu. Canlandırma ve konuşmaların ardından tarihi Kongre Binası’nın yerli ve yabancı turistin daha fazla ilgi çekmesi ve yeni nesillere tarihin daha iyi anlatılması amacıyla Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait 76 paha biçilmez tablo ile toplam 152 parça eser, yaklaşık 3 bin kitap kapasiteli Erzurum’un ilk sanat kütüphanesinin açılışı yapıldı.

AZİZOĞLU: KUTLU YÜRÜYÜŞ ERZURUM’DAN BAŞLADI

Vali Seyfettin Azizoğlu da törenler sonrası yaptığı açıklamada, “23 Temmuz 1919’da Türkiye Cumhuriyeti kurucusu büyük önder Atatürk’ün milli mücadeleyi başlattığı Erzurum kongresinin yapıldığı mekandayız. Erzurum kongresinin temsili yıl dönümünde o zamanki salonda bugün o salonda katılan delegelerinin çocukları ve torunlarıyla beraber o kongreyi yeniden yad ettik ve o kongrede alınan kararları da hep beraber tekrar Erzurum’umuzdan bütün Türkiye’ye ilan etmiş olduk. 99 sene önce bu memleketin harimi ismetine gelen saldıran düşmanlara Erzurum’un Dadaş kahramanları Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığında, ‘Bu vatan parçalanamaz, bölünemez, bu memleketin birliğine ve dirliğine kimse zarar veremez işgal kabul edilemez, manda ve himayeye asla müsamaha gösterilemez. Bu millet bağımsızlığına ve hürriyetine tekrar kavuşacaktır’ dedi. O kutlu yürüyüşü Erzurum’dan başlattılar. O günün kahramanları bugün de onların torunları olarak bizler burada onların bıraktığı yoldan geleceğe doğru ülkemizi güzel adımlarla emin adımlarla taşımaya aht ettik, yemin ettik ve yürüyoruz” dedi.

DADAŞLAR MÜCADELEYE KATKI SUNDU

Bundan 99 yıl önce Anadolu’nun birçok yerinin işgal edilmiş, Trabzon ve Doğu Anadolu tarafından Ermeni ve Rum çetelerinin musallatına kalmış bir milletin kahramanlık destanının yazılmaya başlandığı bir tarihin başlangıcında olduğunu ifade eden eğitimci yazar Abdurrahman Zeynel ise,

“99 yıl önce Türkiye Cumhuriyetine giden yolun temellerinin atıldığı bir kongre binasındayız. Erzurum Kongresi Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıcına giden yolun ana esas prensiplerinin alındığı, milli iradenin hâkim kılındığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlayacak kurtuluş meşalesinin yakıldığı, kahraman Dadaşlar’ın da bütün varlıklarıyla bu mücadeleye katkı sundukları bir günün arifesinde bulunuyoruz. Gerçekten o tarihte Erzurumlular bir destan yazdılar. Bu destanın meyvesini de daha sonra 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla gördük. Ancak tabi bu kongre kolay olmadı. Yokluk, kıtlık, ihtiyaçlar çok fazlaydı. Bütün bunlara rağmen Anadolu’daki milli mücadele ateşi bulunduğumuz bu alanda yakıldı. Bu vesile ile bizlere bu vatanı emanet eden bütün kahraman dedelerimize, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Erzurum kongresi delegelerine Allah’tan rahmet diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti de kıyamete kadar ilelebet payidar olması en büyük arzum ve dileğimdir” diye konuştu.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sanalbasin.com üyesidir