Fırat Kalkanı operasyonu karşısında solun tutumu ne oldu?

Açılım ve barış politikalarından vazgeçilerek ABD kara kuvveti bölücü terör örgütü PKK’ye karşı silahlı savaşın başladığı 24 Temmuz 2015 tarihinden beri bütün şiddetiyle süren ve en son olarak Suriye’de ABD tarafından kara kuvveti PKK/ PYD aracıyla uygulamaya konulan Amerikan – İsrail (Kürt) koridorunun önlenmesi temel amacına yönelik Cerablus askeri operasyonuyla doruğuna çıkan vatan savaşı karşısında çeşitli sınıfsal ve siyasi güçler yeniden saflaşmakta, değişen durum karşısında yeniden mevzilenmektedirler. Bu kapsamda Fırat Kalkanı adı verilen Cerablus operasyonu karşısında CHP’den ÖDP’ye ve Vatan Partisi’ne kadar solun çeşitli kanatlarının tutumlarını merak ederek KıvılcımHaber izleyici ve okuyucuları için bir araştırma yaptık. Birbirine zıt çok dikkat çekici görüşlerle karşılaştık.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra gelişen küreselleşme şartlarında solun bazı kesimlerinde, emperyalist merkezlerden yapılan ideolojik saldırılar sonucu, durum analizlerinde emperyalizm unsuru çıkartılmaya başlandı. Oysa 19’ncu yüzyılın sonlarında girilen ve hala süren emperyalizm çağında dünyada emperyalist unsur dikkate alınmadan yapılan durum analizi gerçeği yansıtamaz. Irak, Suriye savaşları, PKK, PYD olayları, Amerikan emperyalizminin rolü dikkate alınmadan asla anlaşılamaz. Ayrıca Fırat Kalkanı’nı sadece IŞİD’e karşı bir harekât olarak algılamak, PKK/ PYD unsurunu gözardı etmek de yanıltıcıdır. Türk ordusu IŞİD’e karşı mücadeleyi öne çıkarmasının nedeni operasyona uluslararası bir meşruluk kazandırma amaçlıdır. Esas hedef Suriye’nin toprak bütünlüğü ve YPG kantonlarının birleştirilmesi sonucu oluşturulacak olan yapının yani koridor girişiminin bertaraf edilmesidir. Böyle bir bakış açısından derlediğimiz görüşlere hiçbir ekleme yapmadan aynen okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

VATAN PARTİSİ: TSK’NIN BAŞARISINA KİLİTLENDİK

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, askeri operasyon duyulur duyulmaz yaptığı açıklamada, operasyonu desteklediklerini belirtti. Perinçek, “Vatan Partisi olarak TSK’nin başarısına kilitlenmiş bulunuyoruz. Bu harekâtın hedeflerine ulaşması için elimizden gelen her şeyi yapacağız, TSK ile birlikteyiz, Mehmetçik’in yanındayız” dedi.

Bütün siyasal partilere, kitle örgütlerine, sendika ve odalara silahlı kuvvetlerle omuz omuza dayanışmaya çağıran Perinçek, askeri operasyonun amacının Suriye’nin toprak bütünlüğü olduğunu, bunun her şeyden önce geldiğini belirterek, “Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma, bölgedeki bütün sorunları çözecek kilit değerdedir. İkinci İsrail kurma çalışmaları bozulacak. Biz Vatan Partisi olarak Türkiye Cumhuriyeti devletini stratejik dostlarla birleşme konusunda duyarlılığa davet ediyoruz. Artık bu savaş, savaşın kuralları dostlarla birleşmektir. Suriye, Rusya, İran ve Irak’la işbirliği, Amerika’nın bütün amaçlarını geçersiz kılar. Türkiye’nin bu tarihi koşulları çok iyi değerlendirmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

KOMÜNİST PARTİ: YETER ARTIK! SURİYE’Yİ DAHA FAZLA KURCALAMAYIN!

Komünist Parti (KP), Fırat Kalkanı operasyonuyla Türkiye’nin, Suriye’nin egemenlik hakları”nı ihlal ettiğini, bu operasyonun Türkiye’yi savaş batağına daha çok çektiğini belirterek Fırat Kalkanının tamamen gayrimeşru, haksız ve tutarsız olduğunu, bu nedenle derhal ve behemehâl durdurulmasını istedi.

KP görüşü şöyle:

Türkiye bir kez daha Suriye’nin egemenlik haklarını ihlal etmiştir. Başından beri Şam yönetiminin uluslararası cihat çeteleri karşısında mevzi kaybetmesinin esas nedeni, başta Türkiye olmak üzere dışarıdan silahlı çetelere verilen destektir. Dolayısıyla Suriye’de barış isteyenin, Suriye’nin iç işlerine müdahaleyi kesmesi, bu ülkenin egemenlik haklarına saygı göstermesi gerekli ve yeterli olacaktır. TSK’nın müdahale ettiği IŞİD bölgedeki kazanımlarını başta AKP hükümetine borçludur. Amerikan imalatı bu karanlık örgütün alenen örgütlendiği, kiralık katil topladığı, açık gösteriler düzenlediği en ileri örnek Türkiye’dir. AKP iktidarı sınırın Türkiye yakasını IŞİD dışındaki başka İslamcı çetelerin kullanımına açmasının, üs olanakları sağlamasının herhangi bir hukuki dayanağı yoktur.

Cerablus operasyonu durdurulmalıdır.

Türkiye silahlı grupların faaliyetine izin vermekten vazgeçmelidir.

Suriye’ye dönük yıkıcı faaliyetler sürdüren örgütlenmeler tasfiye edilmelidir.

Türkiye sınır güvenliğini sağlamaktan başka bir şeye karışmamalıdır.

Türkiye topraklarının, üslerin, hava sahasının ve diğer tüm olanaklarının Suriye’deki çatışmalarda kullanımına son verilmelidir.

ÖDP: RÜZGÂR EKENLER FIRTINA BİÇİYOR

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP),”Suriye’de yıllardır rüzgâr eken, politikalarını Esad’ı devirmek üzerine kuran Türkiye’nin, şimdi fırtına biçtiği”ni, “Cerablus’taki IŞİD militanlarının sınırı Türkiye’nin göz yumması sonucu geçtiği”nin unutulmaması gerektiğini belirterek, “Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunu açıklamasının hemen ardından, yaman bir çelişkiyle Cerablus’a operasyon düzenledi”ği değerlendirmesinde bulundu.

Açıklama şöyle sürmektedir:

“AKP-Erdoğan rejimi aslında Türkiye’yi Suriyeleştirmiştir. Kendi Kürt sorununu çözememiş, şimdi saldırıya geçtiği IŞİD’e ve Özgür Suriye Ordusu’na kucak açmış, Suriye’de savaşan tüm tarafların izdüşümlerinin ülkemizde de tehdit oluşturmasına neden olmuştur. Yeni-Osmanlıcılık, bölge gücü olma hayalleri derken, başta Gaziantep-Kilis olmak üzere memleketi kendi sınırını koruyamaz hale düşürmüştür. Bu noktaya gelinmesinin nedeni Erdoğan ve AKP’nin emperyalizmin yedeğinde, saldırgan, mezhepçi ve tümden yanlış Suriye ve Ortadoğu politikasıdır. AKP, bugün de yanlış ve iflas etmiş politikalarını sürdürmeye çalışmaktadır. Cerablus’a tank sürmekle, cihatçıları desteklemekle bu bataklıktan çıkmak mümkün değildir.

“Cerablus operasyonu durdurulmalıdır. Cihatçı güçlerle verilen destek sona erdirilmeli, sınır güvenliği tam olarak sağlanmalıdır. Türkiye, Suriye’ye yönelik askeri müdahalelerin üssü olmaktan çıkarılmalı, İncirlik ve diğer üslerin faaliyetine son verilmelidir. Suriye’yi kanlı oyun sahasına çeviren ABD başta olmak üzere tüm yabancı güçler Suriye’den çekilmeli, Suriye’nin kaderine Suriye halkı karar vermelidir.”

TKH: TÜRKİYE ABD VE AKP ELİYLE SAVAŞA SOKULMUŞTUR!

Açıklamada şu görüşler savunuldu:

“TSK’nın Suriye topraklarına girmesi, sınırlarımızın terör tehdidinden temizlenmesi gerekçesine dayandırılsa da gerçek hiç de böyle değildir. ABD emperyalizmin bölgedeki çıkarları uğruna Türkiye’nin böylesi bir savaşa mahkûm edilmesi ve emperyalizm tarafından sevk edilmesidir. Bu savaşa ABD emperyalizminin onayı, isteği ve işbirliği ile girilmiştir.

“Baştan beri istenen Türkiye’nin ABD çıkarları için bölgeye fiilen girmesi, Cerablus’a TSK’nın girmesiyle birlikte artık gerçekleşmiş bulunuyor. Emperyalizmin Türkiye’ye yönelik bütün müdahalelerinin altında kendi çıkarları bulunmakta ve bu çıkarları için katliamlar ve darbe girişimlerinden bile çekinilmediği görülmektedir. AKP iktidarı köşeye sıkışmış, sıkıştıkça ABD’ye daha da yakınlaşmıştır.

“Türk askeri de tıpkı Kürt siyasi güçleri gibi ne yazık ki ABD’nin bölgesel çıkarları için kullanılmak istenmektedir. Bu gerçek bugün bir kez daha görülmelidir.

“Emperyalizmin ülkemizdeki bütün üsleri kullanıma kapatılmalı, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de emperyalizmin askeri varlıklarına ve üslerine izin verilmemelidir.

“Kürt siyasi güçleri ABD ile değil meşru Suriye hükümetiyle işbirliği yapmalıdır.

“Suriye’nin parçalanmasına hizmet edecek bütün politikalar terk edilmeli, Suriye meşru hükümetiyle masaya oturulmalı, Türkiye sınırları cihatçı teröre tamamen kapatılmalıdır.

“Cerablus operasyonu durdurulmalı, Suriye devletinin egemenlik haklarına saygı gösterilmeli, Suriye devleti ile işbirliği yapılarak Türkiye-Suriye sınırı kontrol altına alınmalıdır.

“Ortadoğu bataklık değildir, Ortadoğu’yu bataklığa çeviren bizzat emperyalizmin kendisidir. Ülkemiz bu planların parçası olmamalıdır.”

EMEP: SURİYE’DEN ELİNİZİ ÇEKİN

Cerablus’a yapılan operasyona dair Emek Partisi’nden yapılan açıklama şu şekilde:

“AKP hükümetinin Suriye politikaları bölgede yaşayan halklara acı ve ölümden başka bir şey kazandırmadı. Silahlı cihadist güçlere verilen destek savaşın sonuçlarının ülke sınırlarının içine kadar çekmiştir. Hükümetin Kürt korkusunun sonuçları hem Suriye sınırları içinde bir kaos hem içeride bir yıkım olmuştur. Türkiye Suriye’den elini çekmeli, silahlı çeteleri desteklemekten vazgeçmeli ve emperyalist güçlerle bölgeyi kan gölüne çevirmeye devam edecek anlaşmalara girmemelidir. Türkiye’nin Suriye topraklarını kontrol etmekte, bölge haritasına müdahale etmekte ve demografik bir planlamaya kalkışmakta ısrar etmesinin sonuçları Türkiye ve Suriye halkları için yıkımın devam etmesi anlamına gelmektedir.”

“Savaş politikaları terk edilsin, Suriye topraklarına yönelik saldırılardan vazgeçilsin; silahlı gerici güçlere sınırlar kapatılsın, emperyalistler bölgeden elini çeksin!”

TGB: TSK’NIN YANINDAYIZ

TGB, operasyonu desteklemektedir. TGB, Türk gençliği olarak emperyalistlerin Suriye’yi parçalayarak, Irak’ın kuzeyindeki 2’nci İsrail (Kürt) devletinden Akdeniz’e yol açma, bu koridoru kullanarak Türkiye’yi bölecek bir PKK/ PYD Kürt devleti kurmak amacındaki ABD’nin bu amacına karşı “Cerablus’ta Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, askerlerimizin yanındayız” açıklaması yaptı.

CHP: IŞİD’in TEMİZLENMESİNE VARIZ

“Hükümet terör örgütü DAEŞ’le mücadele konusunda geç kaldı. Buradan bir kez daha hükümete açık bir çağrıda bulunuyoruz, sadece Cerablus’ta değil, kendi topraklarımız içerisinde de IŞİD’le samimi bir mücadeleye davet ediyoruz.

“Ülkemiz için büyük bir tehdit olan IŞİD terör örgütü ile mücadele etmek hepimizin görevidir. IŞİD’e karşı mücadele veren kahraman askerlerimizin sağ salim ülkemize dönmelerini diliyorum.”

“IŞİD, bölge ve Türkiye için en önemli tehdit unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Şunu çok açıkça ortaya koymalıyız, IŞİD bir canavar. Bu canavarla içeride ve dışarıda mücadele konusunda maalesef geç kalındı. Uluslararası hukuk ve BM kararları karşısında IŞİD’le mücadele edilmesi doğrultusunda atılan adımların mutlaka uluslararası toplum ve bölgesel aktörler tarafından desteklenmesi gerekir. Bu örgüt Türkiye’nin başucunda, hemen sınırımızın ötesinde örgütlenmiş, doğrudan halkımıza ve halkımızın akrabalarına kastetmektedir. Biz bu canavar ortaya çıktığı günden beri, bu canavar bölgemize ve evimize musallat olduğundan beri, ilk günden beri, Türkiye’nin bu konuda aktif bir mücadele yürütmesi gerektiğini ifade ettik. Bunun altını çizmeye de devam ediyoruz. Hem içeride hem dışarıda bu tehdidin bertaraf edilmesine yönelik somut önerilerimize açık bir şekilde ortaya koyduk.”

KESK, TMMOB, TTB: TÜRKİYE SAVAŞ ATMOSFERİNE SOKULMAMALIDIR

Bilindiği üzere, “Suriye’nin toprak bütünlüğünden” yana olduğunu söyleyen iktidar, Suriye topraklarındaki Cerablus’a bir operasyon düzenledi.

Türkiye Suriye’nin iç içlerine karışmamalı, Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda samimi olmalı, ülkemizi savaş atmosferine sokmamalıdır.

Suriye’dekinden çok Türkiye içindeki IŞİD hücrelerinin ve bütün şeriatçı güçlerin kökünü kurutmaya yönelik politikalar yaşama geçirilmelidir.

Türkiye Suriye’ye müdahale etmemeli, Suriye’ye yönelik emperyalist müdahale üssü olmaktan çıkmalı, içerideki bütün şeriatçı-cihatçı güçlere karşı radikal bir tutum içine girmelidir.

Ülkede barış, bölgede barış!

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir