Gazeteci Fatih Özcan Erman’ın hakaret davasından beraat etti

Gazetemiz imtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni emekli öğretmen ve gazeteci Fatih Özcan, sabık CHP il başkanı Süleyman Erman’ın hakkında açtığı hakaret davasından beraat etti. Fatih Özcan, “hukukun üstünlüğüne inanan Cumhuriyet hâkimlerinin taşrada hala bulunduğu”nu belirtti.

Bayrağında Altıok gibi demokrasinin ve Türk devriminin yol haritası ilkelerin bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi bir partinin Burdur il başkanlığını iki dönem sürdüren, iki dönem boyunca parti içi demokrasiyi ortadan kaldıran ve kibirli ve otoriter bir idare uygulayan, kırmadık gönül bırakmayan ve sonunda milletvekili aday adayı olarak ön seçime girerek partililerinden gerekli cevabı alarak sıralamaya bile giremeyen Süleyman Erman, kendisini ve Genel Merkezin antidemokratik, neoliberal, Atatürk düşmanı, TESEV’ci, Altıok karşıtı, Amerikancı ve Batıcı, Açılımcı ve PKK kuyrukçusu politika ve uygulamalarını eleştiren üyesi Fatih Özcan’ı partiden atmakla tehdit etmiş; Özcan da partiden istifa edip Erman’ın bu tutumunu eleştirerek haberleştirmişti. Özcan’ın, kendisinin adaylığını engellemeye yönelik, kendi deyimiyle “seçim kaybettirmek” olarak değerlendirdiği ağır eleştirilerini hakaret olarak değerlendirerek dava açmıştı.

Daha önce de KıvılcımHaber’i kapatma ve içerik kaldırma davası, hukukun üstünlüğü ilkesine candan inanan Cumhuriyet hâkimi tarafından tam bir demokrasi tokadı gibi düşünce ve ifade hürriyeti dersi verircesine reddedilmiş olan sabık CHP il başkanı Erman’a karşı duruşmada verdiği ifade de bir demokrasi, düşünce ve ifade özgürlüğü dersi de Genel yayın Yönetmenimiz tarafından verildi. Üzerine atılı suçun aslında, hakaret değil, gazetecilik kapsamında yorum haber olduğunu vurgulayan Özcan şu ifadeleri kullandı:

Gazetelerin ve gazetecilerin iki temel görevi vardır. Bir: Kamuoyunu yansıtmak…  İki: Kamuoyu oluşturmak… Gazeteciler, bunları yayınladıkları “haber” ve “yorum”larla yapar… Gazeteler, ülkede ve dünyada olup bitenleri halka aktararak, o sorunun çözülmesi için halkın katkı sunmasını sağlar… Şikâyete konu olan durum, tamamen bu kapsamdadır ve eleştiri boyutundadır. Eleştirilerimde asla küfür, “pis” faşist gibi açık itham unsurlar bulunmamaktadır.

Şikâyetçi Süleyman Erman, şikâyetçi olduğu olayın cereyan ettiği dönemde sıradan bir kişi değildir; kamuoyuna malolmuş bir siyasetçidir. Eleştirinin sınırları kamuya malolmuş kişilerle sıradan kişilerde farklı olmak durumundadır. Anayasa’nın 90’ncı maddesine göre kanun hükmünde kabul edilen uluslararası anlaşmalardan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10/1’nci maddesinde herkesin sahip olduğu belirtilen ifade özgürlüğü hakkının, “kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü, haber alma ve haber verme özgürlüğünü kapsadığı”nı ifade eder. Aynı maddenin 2’nci fıkrasında ise ifade özgürlüğünün hangi durumlarda kısıtlanabileceği düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kabul edilebilir eleştiri sınırları konusunda, sıradan bir kişiyle karşılaştırıldığında bu sınırların halka ve kamuoyuna malolmuş bir kişi olarak hareket eden siyasetçiler, vali gibi yüksek bürokratlar, halk önderleri ve toplumun önünde bulunan şahsiyetler için daha geniş olduğunu birçok kez kabul etmiştir. Elbette ki kamuoyuna malolmuş kişilerin de kişilik hakları korunmalıdır ancak bu şahsiyetler sinkaf ve “pis” faşist gibi açık ithamlar dışında eleştiri karşısında daha hoşgörülü olmaları gerekmektedir. Bu bağlamda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10/1’nci maddesiyle güvence altına alınan, demokratik toplumun ana temellerinden biri olan, toplumsal gelişme ve bu gelişme içinde her bireyin kendini gerçekleştirmesi için en temel ilkelerinden ve ana şartlarından biri olan ifade özgürlüğünün çerçevesi içindedir. Ancak bu kişilerin eleştiri karşısındaki tutumlarının tanımı ve sınırları aynı Sözleşme’nin 10/2’nci maddesinde tanımlanmıştır. İfade özgürlüğünün sınırları anılan Sözleşme’nin 10/2’nci maddesi sınırları içinde mütalaa edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda sadece lehte olan ve muhalif olmayan düşünceler ve haberler için değil, aynı zamanda muhalif, çarpıcı, rahatsız eden, ağır ve şok edici haber ve düşünceler için de uygulanması gerekmektedir. Bu konu, Yargıtay Genel Kurulu’nun 05 Şubat 2014 tarih, 2013/4-205 Esas, 2014/56 Karar sayılı ilamıyla da bu şekilde yorumlanmıştır.

CHP İl Başkanlığından istifasından önce kendimin de o zamanlar üyesi bulunduğum CHP Genel Merkez politikalarını eleştirdiğim için beni bir gece yarısı telefonla arayarak “atarım seni partiden” diye tehdit etmesini eleştirdim. Eleştirilere tahammül edemeyerek hakaret davası açmasını, gazete kapatma ve içerik kaldırtma davası açmasını eleştirdim. Demokrasi diye diye demokrasiyi ayaklar altına alması hususunda kamuoyunu uyardım. Nitekim Burdur Sulh Ceza Hâkimliği’nin 14 Ocak 2015 tarih, 2015/51 D. İş no’lu kararıyla “haberlerin sarsıcı, dikkat çekici olmasının haber vermenin doğası gereği olduğu”, “kişilik haklarına tecavüz, şeref veya haysiyeti ihlal edici nitelikte olmadığı, basın ve düşünce özgürlüğü kapsamında yazılar olduğu (…) haberlerin yorum boyutunda olduğu, kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı, haberin şok edici, sarsıcı ve ağır olmasının kişilik haklarına ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, haber metninde geçen ifadelerin talepte bulunanın onur, şeref ve saygınlığının rencide edici nitelikte olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı”, “Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 09 Haziran 2014 tarih, 2013/4591 Esas, 2014/20650 Karar sayılı kararında bu hususun açıkça belirtildiği, yine ayrıca kamu görevlileri ve sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmesi için sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadının veya sövmek fiilinin oluşturması gerektiği, haberlerin sarsıcı, dikkat çekici olmasının haber vermenin doğası gereği olduğu değerlendirildiğinden (…) şeklindeki kararıyla içerik kaldırma talebini reddetmiştir.

Tüm bu nedenlerden dolayı beraatımı ve masrafların karşı tarafa yüklenilmesini talep ediyorum.”

Aşağıdaki fotoğraflarda geçmişteki polemik yaratan ve içerik kaldırma ve hakaret davalarına konu olan haber başlık ve görselleri kamuoyunun takdirine sunulur.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir