Gıda maddesi üretimi, tanktan, toptan daha önemli stratejik bir maddedir

“Kendi Gıdasını Üretemeyen Ülkeler, Hiçbir Zaman Bağımsız

Olduklarını İddia Edemez” Diyen Gıda Tarım ve

Hayvancılık Bakan’ına Yürekten Katılıyoruz

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi oda binasında bir basın açıklaması yapan Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, Temmuz ayının son günlerinde tarım ve hayvan ürünleri ithalatında gümrük duvarlarını olağanüstü oranlarda düşürerek üreticileri perişan eden ve büyük tepkiler çeken Hükümet’in ithalat kararını topa tuttu. “Kendi gıdasını üretemeyen ülkeler, hiçbir zaman bağımsız olduğunu iddia edemez” diyen yeni Bakan Fakibaba’yla aynı görüşte olduklarını belirten Başkan Üstüner, Katar örneğinde görüldüğü gibi, “gıda maddeleri üretimi tanktan, toptan, tüfekten daha önemli stratejik maddedir” dedi.

“KENDİ GIDASINI ÜRETEMEYEN ÜLKELER,

HİÇBİR ZAMAN BAĞIMSIZ OLDUĞUNU İDDİA EDEMEZ”

Kurban Bayramı’na geri sayım başladı. Bayram öncesi et ve hayvan fiyatlarının yükselmesi bahane edilerek tarım ve hayvan ürünleri ithalatındaki gümrük duvarlarının sıfırlanması üreticileri perişan etti. Özellikle sabrıyla ünlü çiftçimizi ve üreticimizi -Ziraat Odaları Genel Başkanı Bayraktar’ın “herkes aklını başına alsın. Sokağa dökülürsek bizi kimse durduramaz” diyecek kadar- isyan durumuna getirdi. Bu şartlarda ve Kurban Bayramı arifesinde bir basın toplantısı düzenleyen Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, “500 bin baş canlı büyükbaş hayvan,  475 bin baş canlı koyun keçi, 95 bin ton et, 250 bin ton buğday, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır, 100 bin ton pirinç için sıfır gümrükle ithalat yapılmasına karar verilen hükümet uygulaması”na ateş püskürdü. “Kendi gıdasını üretemeyen ülkeler, hiçbir zaman bağımsız olduğunu iddia edemez” diyen ve bu kararları kucağında bulan yeni Bakan Fakibaba’yla aynı görüşte olduklarını belirten Başkan Üstüner, Katar örneğini gösterdi; “gıda maddeleri üretimi tanktan, toptan, tüfekten daha önemli stratejik maddedir” değerlendirmesinde bulundu.

TARIM VE HAYVAN ÜEÜRNLERİ İTHALATI,

BİR TARIM VE HAYVANCILIK ÜLKESİ OLAN TÜRKİYE’YE YAKIŞMIYOR

Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye’ye yakışmayan bir uygulama olduğunun altını çizen Başkan Üstüner, “ülkemiz Kurban Bayramına et ve kasaplık hayvan ithalatıyla gidiyorsa, hepimizin durup nerede hata yaptık diye düşünmesi gerekir” dedi.

İTHALAT LOBİLERİNE BİR KEZ DAHA YENİLDİK

“İthalatın çözüm olmadığı defalarca görülmesine rağmen, bir kez daha niçin deneniyor; et çok pahalı diye arkasına görsel basını alıp televizyon kanallarında eti mangalda gösteren ithalat lobilerine bir kez daha mı yenildik diye düşünmeden edemiyorum” diye ifade eden Üstüner, “acaba Türkiye’de ne ucuz da et pahalı? Araba mı ucuz? Gübre mi ucuz? Mazot mu benzin mi ucuz? Girdileri düşünmeden ithalat lobilerinin dolduruşuyla et pahalı demek üreticilere vurulan en büyük darbedir. Unutmayalım üretici hakları korunmadan tüketici hakları korunamaz” diye konuştu.

ET FİYATLARINI UCUZLATMANIN

YOLU, GÜMRÜKLERİ SIFIRLAMAKTAN DEĞİL,

ETTEKİ YÜZE 8 KDV’NİN YÜZDE 1’E DŞÜRÜLMESİNDEN GEÇER

Başkan Üstüner’in et fiyatlarını ucuzlatmak için gösterdiği yol ise şöyle:

“Eğer gerçekten et fiyatlarını ucuzlatmak istiyorlarsa ithalattan alınan gümrük vergilerini sıfırlamak değil, ete uygulanan yüzde 8 KDV’yi yüzde 1’e düşürmek gerekir.”

FİYATLARDAKİ ARTIŞI ÖNLEMEK

İÇİN HAYVANCILIKTAKİ KAYIPLARI AZALTMAK GEREKİR

Fiyatlardaki artışı önlemenin bir başka yolunun da, ülke hayvancılığında görülen kayıpların asgari seviyeye düşürülmesi olduğunu vurgulayan Başkan Üstüner, bunun yolunun da koruyucu veteriner hekimlik anlayışının uygulanmasından geçtiğini belirtti.

ETİ UCUZLATMAK İÇİN YILDA

450-500 BİNE ULAŞAN BUZAĞI, KUZU VE OĞLAK

KAYIPLARINI, SERBEST ÇALIŞAN 7 BİN CİVARINDAKİ VETERİNER

HEKİMİ ORGANİZE EDEREK KORUYUCU HEKİMLİKTE ÇALIŞTIRMAK GEREKİR

“Bunun için de Burdur Veteriner Hekimler Odası olarak ülkemizde koruyucu veteriner hekimlik anlayışının hâkim kılınmasını, 7 bini aşan serbest veteriner hekimin bir sistem dâhilinde koruyucu hekimlik hizmetlerinde Tarım Bakanlığımızın organizesi dâhilinde çalıştırılması, proje üretilmesi gerekmektedir” diyen Üstüner, “Türkiye’de doğum sonrası ishalle seyreden buzağı, kuzu ve oğlak ölümlerini yarıya düşürebiliriz. Bugün Türkiye yılda 450-500 bin baş civarında daha bir aylık olmadan buzağısını kaybediyor. Kuzu ve oğlaktaki kayıplarımızın haddi hesabı yok. Sahadaki veteriner hekimler olarak koruyucu aşılamalarla koruyucu hekimlik ilkesini merkeze alan anlayışımızla 450-500 bin buzağının yarısını kurtarsak ülke ekonomisine, ülke hayvancılığına muazzam bir katkı olur” değerlendirmesinde bulundu.

Üstüner açıklamalarını şöyle sürdürdü:

DOĞU VE GÜNEYDOĞU MERA

VE YAYLALARINI TERÖRDEN TEMİZLEYEREK

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIĞA AÇMAK DA ETTE UCUZLAMAYA VARIR

“Diğer yandan Doğu ve Güneydoğu bölgelerimiz küçükbaş hayvancılığımız için bir şanstır. Ama ne acıdır ki bu bölgelerimizde mera ve yaylalar teröre terkedilmiştir. Eğer teröre karşı mücadelede başarılı olur da buralardaki meralar küçükbaş hayvancılığa açılırsa et üretimimiz artar ve fiyatlar düşer.

ETTE UCUZLUK İÇİN HALKIN KÜÇÜKBAŞ

HAYVAN ETİ TÜKETMEYE ALIŞTIRILMASI ZARURİDİR

“Halkımızda küçükbaş hayvan eti tüketiminde yeterli gelişme yoktur. Et fiyatlarının düşmesi açısından çeşitli çalışmalarla halktaki küçükbaş et tüketimi mutlaka artırılmalıdır.

BURDUR’DA 13-15 BİN CİVARINDA

CEREYAN EDEN BUZAĞI ÖLÜMÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEK GEREKİR

“Burdur’da yılda 13-15 bin civarında buzağı ölümü olmaktadır. Bunlarla ilgili olarak önceki dönemde Bakanlıktaki toplantılarda çok önemli projeler sunduk. Önemsendi. Kabul görmesine rağmen ne yazık ki eyleme geçilmedi.

FİYATLARI DÜŞÜRMEK İÇİN KURBANLIK

HAYVANDA 2 YAŞ VE ÜSTÜ DİNSEL ZORUNLULUK GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR

“Bir malın fiyatını arz-talep dengesi belirler. Kurban Bayramı öncesinde de kurbanlık alım satımında büyükbaş hayvan fiyatlarında 2 yaş ve üstü hayvanların kurbanlık olması nedeniyle çok büyük rakamlarla 100-150 kilo karkas ağırlığı gelmeyecek hayvanların çok fahiş fiyatlarla satıldığını gözlemliyoruz.  Bu kural, hayvanları korumak için yüzyıllar önce konmuş; hayvanlar belli bir olgunluğa gelsin diye. Dinimiz İslam mantık ve akıl dinidir. Bugün hayvancılıktaki gelişmeler ve ıslah çalışmaları 13 ayda 305-520 kiloyu bulan çalışmalar var. Bugün için ideal kesim ağırlığı yaşı 13-17 aylıkken besi hayvanları kesilebiliyor. Bu da 600 kiloya tekabül ediyor. Hani haddimiz değil ama din bilginlerimizin büyükbaş hayvanların kurban edilmesi konusunda 2 yaş sınırı konusunda acaba gözden geçirilecek bir boyut var mıdır; bunu takdirlerine sunmak isterim.

BATIDA 70-104 KİLOGRAM OLAN KİŞİ BAŞINA ET TÜKETİMİNİN,

16 KİLOGRAM OLAN TÜRKİYE’DEKİ TÜKETİM MİKTARININ ARTIRILMASI ZARURİDİR

“Bugün Türkiye’mizde halkımızın yıllardan beri kişi başına düşen kırmızı et tüketimi hala 16 kg civarındaysa –bu oran Avrupa ülkelerinde 70 kilo, ABD’de 104 kilo ise- bunda Bakan’dan veteriner hekime, üreticiden tüketiciye büyük sorumluluklar düştüğünü hatırlatmak isterim. Atalarımızın güzel bir sözü var; et giren eve dert girmez diye. Bazen hastaneye yolumuz düşüyor, adım atacak yer bulunmuyor. Sağlıksız bir toplum olduk. Halkımızın hayvansal protein konusunda yeterince beslenemediğini görüyoruz. Bu açıdan biz veteriner hekimlere büyük sorumluluk düşüyor.”

Başkan Üstüner sözlerine Burdur halkının yaklaşan Kurban Bayramı’nı şimdiden kutladıklarını belirterek son verdi.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir