Isparta UED’den zehir zemberek 10 Kasım açıklaması

UED Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, büyük devrimci, müstesna asker ve devlet adamı, milletimizi emperyalist ve burjuva hegemonyasından kurtaran, hâkimiyeti kendilerini Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesi ilan ederek yüzyıllarca ellerinde bulunduran sultanlardan, padişahlardan alarak hakiki sahibi haline getiren, toplumsal, siyasi ve kültürel devrimlerle Ortaçağ karanlığını yırtıp atarak aydınlanma devrimiyle Türk toplumunu çağdaşlaştıran Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 77’nci yıldönümü anısına, Atatürk’ü ve onun eserlerini yıkan şer güçlerinin ikiyüzlülüğünü hedef alan zehir zemberek bir açıklama yayınladı.

Ulusal Eğitim Derneği (UED) Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek yazılı bir açıklama yaparak, geçmişte “sap gibi ayakta durmaya gerek yok” diyerek Atatürk’ü anma ve Cumhuriyet’in kuruluşunu kutlama programlarında o büyük devrimcinin azizi hatırası önünde saygı duruşunda bulunmayı zül kabul edenlerin 10 Kasımlarda yaptıkları ikiyüzlülüğü gözler önüne serdi.

İşte Özyürek’in açıklaması!

“Sap Gibi Ayakta Durmaya Gerek Yok” Diyenlerin İkiyüzlülüğü

Türk ulusunu “emperyalizm ve kapitalizm tahakkümünden ve zulmünden kurtararak, “yönetim ve egemenliğin gerçek sahibi” kılan, ortaçağ karanlığını yırtıp toplumu aydınlığa kavuşturan, Mustafa Kemal Atatürk’ün bedensel varlığının aramızdan ayrılışının 77. Yılındayız.

Isparta da bu gün için onlarca etkili ve yetkili kişi, siyasi parti, dernek, sendika, meslek odası başkanları açıklama yaptı. Yaptıkları açıklamalar yerel basının 1. Sayfalarında yer aldı…

Zaman ayırıp bu açıklamaları okursanız, Atatürk’ün;

“Cumhuriyetimizin kurucularından biri olduğu”,

“Türk milletini; çağdaş medeniyetler seviyesine” ulaştırdığı,

Bu nedenlerle aramızdan ayrılışının “77. sene-i devriyesini saygı, özlem ve rahmetle yâd” edildiğini, okuyacaksınız.

Peki; Bu gün Türk ulusunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kan ve can bedeli kurup yücelttiği Cumhuriyetten geriye “kimi resmi kurumlarda ve okullarda, yasal zorunluluk olarak asılan resimleri dışında” ne kaldı?

Bu, her 10 Kasım’da birbirini çağrıştıran süslü, içtenlikten uzak açıklamaların sahipleri onun düşüncelerine, ilkelerine, devrimlerine, kurtardığı vatan topraklarına, kurduğu laik cumhuriyete ne kadar sahip çıkmışlar?

Sorarsanız bunların hepsi ATATÜRKÇÜ!

Peki, Nedir Atatürkçülük?

“Atatürk düşüncesine vurulmuş ilk ve en büyük darbe,  1950’li yıllarda bir kavram operasyonuyla “Kemalizm” yerine “Atatürkçülük” kavramının getirilmesidir. Böylece zaman içinde Türkiye’de Kemalizm’den Korkan Atatürkçüler ortaya çıkmıştır. S.Meydan

Bu yıllar aynı zamanda Türkiye’nin emperyalizmin silahlı askeri gücü NATO’ya katıldığı dönemdir. Yani “Atatürkçülük bir NATO operasyonu”  ürünüdür.

Atatürk’ün bize bıraktığı düşünsel yol haritasının adı “Kemalizm’dir.

Kemalizm;  temel ilkesi emperyalizme karşı tam bağımsızlık olan bütünlüklü bir devrimci mücadelenin programıdır. Bu program, emperyalizme, gericiliğe, bölücülüğe ve emperyalist sistemden kopuş amacından dolayı liberal kapitalizme karşı direnişin, batılılaşmadan/batıcılıktan kopuşun adıdır.

Yani Kemalizm, Türk devrimidir. Tam bağımsızlıktır. Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik, Halkçılık ve Devrimciliktir. Akıl ve bilim ilkeleri doğrultusunda çağdaşlaşmaktır. Kendi tarihinden beslenmek, kendi diline sahip çıkmaktır. İnsan sevgisi, doğa dostluğu ve barışseverliktir. Ulusal kültürle evrensel uygarlığa katkı sunabilmektir. Atatürk’ün ifadesiyle, “Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme başkaldırabilmektir”. Kemalizm, Yeni Sevr’in eşiğine sürüklenmiş Türkiye’de devrim yapma kararlılığının adıdır.

Kemalizm; “Kahredici bir istibdada karşı ancak ihtilalle cevap vermek ve köhnemiş olan çürük idareyi yıkmak, milleti hâkim kılmak, hülasa vatanı kurtarmak için sizleri vazifeye davet ediyorum” diyebilmenin adıdır. Emperyalist yağmacıların işgallerine karşı “Ya İstiklal, Ya ölüm” kararlılığı ile ayağa kalkmaktır.

Türk devrimi, emperyalizmle girdiği en sert hesaplaşma dönemlerinde, her zaman karşısında gerici –bölücü ayaklanmaları ve şeriatçı hareketi bulmuştur. Laik devrimlerin en kökten uygulandığı dönemler, emperyalizmden kopulduğu ve gericiliğin ekonomik altyapısının zayıfladığı dönemlerdir. Emperyalizme bağımlılık ise Türkiye’de gericiliği ve bölücülüğü hortlatmıştır.

“Kemalist devrim; Sicilli Cumhuriyet düşmanları ile işbirliği yaparak, onlara ödün verilerek savunulmaz!  Kemalist devrim; her türlü gericilikle, Gericiliği besleyen iç ve dış ihanet cepheleriyle kararlılıkla,  ödünsüz savaşarak savunulur”

Şimdi bir kez daha düşünelim ve kendimize soralım; Isparta da bu gün için onlarca etkili ve yetkili kişinin, siyasi parti, dernek, sendika, meslek odası başkanlarının yaptıkları açıklamalarda bunlar niçin yer almaz?

Bir başka soru daha soralım  “Kemalizm;  temel ilkesi emperyalizme karşı tam bağımsızlık olan bütünlüklü bir devrimci mücadelenin programıdır.” Diyen açıklamalar niçin yerel ve yaygın medyada hiç mi hiç yer almazda, kimi “NATOTÜRKÇÜ”lerin “sade suya tirid” açıklamaları hep öne çıkarılır?

Bu soruların yanıtlarını bulduğumuz ve hesabını sorduğumuz gün gerçekten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmış olacağız. Gerisi “sap gibi ayakta durmaya gerek yok” diyenlerin ikiyüzlülüğüdür.

İşte bu “ahval ve şerait” içinde dahi, ulusal uyanışı gerçekleştirip, milli cepheyi kuracak ve ulusumuza dayatılan  “Büyük Ortadoğu Projesini ” yırtıp Sevr’in yanına, tarihin çöplüğüne atacağız. Kemalist Devrimi yeniden inşa edeceğiz. Kemalist Cumhuriyeti,  etrafını saran ayrık otlarından temizleyeceğiz.

Emperyalizme karşı ilk ulusal kurtuluş hareketini gerçekleştiren, Müslümanların namusunu, ezilen halkların onurunu kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ü kalbimizin durduğu bugün 10 Kasım’da saygı ile anıyor…

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir