Milli Mutabakatı bozanlara Vali Yılmaz metodu

Burdur AKP İl Yönetimindeki Son Yürütme Kurulu

Operasyonunun Perde Gerisi –ABD/ FETÖ Darbe Girişiminin

Bastırılmasını İzleyen Süreçte, Ülkede Kurulan Topyekûn Devlet- Millet Milli Birliğini

Bozanların Kafasına Burdur Valisi Şerif Yılmaz’ın Yöntemindeki Balyoz Gibi İnilmeli Deniliyor

Türkiye, tarihindeki büyük krizlerden birini yaşamaktadır. 1876, 1908, 1919 ve 1960 bunalımlarıyla karşılaştırılan, iktidar çevrelerinde bile 2’nci Kurtuluş Savaşı nitelemesi yapılan krizin en önemli özelliği, bir yandan uzun bir süre boyunca etnisiteler, cemaatler ve tarikatlar gibi Ortaçağlı varlıkların toplumsal hayatımızın bir parçası haline getirilmesi sonucu milletleşme sürecinin zaafa uğratılarak Türk milletinin yapısal unsurlarına parçalanmak istenmesi, Türk milletinin tespih taneleri gibi dirliğinin bozulması amacına yönelik faaliyetlere, diğer yandan Ergenekon, Balyoz darbeleri, Amerikancı FETÖ’cü darbe girişimi gibi uygulamalarla Ortadoğu gibi netameli bir bölgede eksikliği şartlarında Türk milletinin ayakaltında kalacağı tunç yasasına rağmen güçlü Türk ordusunun belinin kırılması amaçlı uygulamalara rağmen her iki varlık ve kuvvetin de dimdik ayakta kalmasıdır. Türk milleti de TSK de onca darbeye rağmen PKK, PYD, FETÖ kılığında cereyan eden ABD-Türk savaşında Türk ordusunun diriliğinin ve zindeliğinin görülmesi, Amerikancı FETÖ’cü darbe girişimindeki millet-devlet birliğinde ve bu zemin üzerinde yanlış bir iktidar uygulaması olan 30 Ağustos Zafer Bayramında milli bayram düşmanlığının yeniden zuhur etmesinde Türk milletinin birlik ve dirliğinin yeniden belirmesi bu görüşümüzün son tezahürleri oldu.

ABD/ FETÖ’CÜ DARBE KALKIŞMASINI DEVLET-MİLLET BİRLİĞİ BASTIRDI

Ülkenin, devleti ve milletiyle topyekun birliği hiç bu kadar yakıcı bir ihtiyaç haline gelmemişti. Amerikan güdümlü Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ’cü) darbe kalkışmasının bastırılmasında temel belirleyici etken, ordu-millet birliği idi. Darbe kalkışmasının, ülkeyi kanlı bir iç savaşa sürükleme temel amacının önlenmesi, bir yandan Ömer Halisdemir’in şehitliği göze alarak gerçekleştirdiği eylemi, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın derdest edilmesini göze alarak harekâtın emir komuta zinciri içinde gerçekleştirildiği izlenimi verme amacına yönelik Yurtta Sulh Konseyi bildirisini imzalamaktan kaçınması gibi TSK içindeki Atatürkçü ve devlet yanlısı unsurların dirayetli duruşu ile Demokrasi Nöbetleri şeklinde sağcısı solcusuyla milletin topyekûn alanlara çıkması sayesinde gerçekleşmiştir. Bu topyekûn birliğin, sonraki gelişmelerde ülkenin ne kadar yakıcı bir ihtiyacı olduğu askeri, siyasi ve toplumsal pratikle kanıtlanmıştır. Bu birliği bozacak her türlü hareketin şiddetle yok edilmesi vatanın selameti açısından elzemdir.

MUTABAKATIN BOZULMASINA CHP’DEN ŞİDDETLİ TEPKİ

Bu kapsamda ilimizde bütün siyasi partilerin, görüş ayrımı gözetilmeden bütün halkın katılımıyla gerçekleştirilen Demokrasi Nöbetlerinin final eyleminde Cumhuriyet Meydanında AKP Milletvekili Bayram Özçelik’in konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkışı sırasında AKP müziği olarak bilinen Dombra çalındı. Oysa mutabakata göre eylemde sadece ortak değerler, bayrak ve Atatürk portreleri olacak, hiçbir siyasi partinin emaresi bulunmayacaktı. Bunun üzerine buna tepki olarak CHP İl Başkanı Barış Ayten ile Milletvekili Dr. Mehmet Göker alanı terketti. Müziği çalan AKP İl Yürütüme Kurulu Üyesi Başkan yardımcısı Adnan Yılmaz’dı.

ORTAK MUTABAKATIN BOZULMASI,

YÜRÜTME KURULUNUN DEĞİŞMESİYLE SONUÇLANDI

Takibeden günlerde birdenbire Burdur kamuoyuna AKP İl Yürütme Kurulunun değiştirildiği, eski yürütmenin yarısının tasfiye edildiği haberi bomba gibi düştü. Bu gelişme kamuoyuna normal ve rutin bir değişiklik olarak sunuldu. Ancak olaya, AKP çevrelerinden topladığımız bilgiler ışığında baktığımızda farklı bir durum ortaya çıkmaktadır.

EFKAN ALA’NIN AKIBETİYLE

BURDUR AKP YÜRÜTME KURULUNUN DEĞİŞMESİ, MİLLİ

MUTABAKATI BOZANLARLA FETÖ’YE KARŞI AĞIRDAN ALANLARIN ORTAK AKIBETİ

Demokrasi Nöbeti final eyleminde ortak mutabakata rağmen AKP müziğinin çaldırılması Vali Yılmaz’ı kızdırdı. İl Başkanı Dr. Süleyman Faki’ye idaresindeki FETÖ’cüleri temizlemesini, müziği çaldıran Başkan yardımcısı Adnan Yılmaz başta olmak üzere birkaç ismin derhal ve behemehâl yürütmeden çıkarılmasını istedi. Yılmaz’ı gözaltına aldırarak ifadesinin alınmasını sağladı. Sonuçta bu baskı sonucu AKP Yürütme Kurulu değişikliğine gidildi. Tıpkı İç İşleri Bakanı Efkan Ala’nın sözde istifasına benzer bir olay!

Efkan Ala’nın başını yiyen sürecin satırbaşları, Dolmabahçe mutabakatı, terör saldırıları, Emniyet’i FETÖ’nün ele geçirdiği itirafı, FETÖ operasyonlarında ağır kalması, 15 Temmuz’da pasif kalması, gençlik yıllarındaki arkadaşlarının cemaatçi olması, Aytun Çıray’ın Sinop Valisi iddiaları şeklinde görülmektedir.

Türkiye’nin gelip dayandığı tarihsel aşamada karşı karşıya olduğu mecburiyetler (nesnel zorunluluklar) milli ihanet içinde olanların haricinde herkesi önüne katıp sürükler götürür. Bundan kaçış yoktur; gizli gündemin ne olursa olsun!

Boşuna söylemedik Vali Yılmaz metodu diye!

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir