Piyasalarda kıyamet alametleri

Sonbahar’da turpun büyüğünün bulunduğu heybeden çıkacağı belirtilen bu gidişat hiç iyi bir gidiş değil. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete durumu sözkonusu. Piyasalarda yangın var. Ortalıkta para dönmüyor. Sıcak para yok. Piyasada nakit sıkıntısı had safhada. Çok ciddi bir finans krizi yaşanıyor. Bankalar eli sıkı hale geldi; kredi vermekte bin bir dereden su getirmeye başladı. Bu gelişmenin Sonbahar’da iyice belirgin hale geleceği söyleniyor. Bayram öncesi esnaf aradığını ya da beklediğini bulamadı. Bir yıl önceki cirosunun yarısına bile ulaşamadı. Tatili 9 güne çıkararak turizmcinin çaresine bir nebze merhem olundu. Ama turist işi artık seneye kaldı.

Reel piyasaların paçası tutuştu; yangın bacayı sardı. Emisyon daraldı; kimse ödeme yapamıyor. Bankalar kredi vermekte çekimser davranıyor. Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı hiçbir kredi veremiyoruz diyor. Ve ekliyor; “Halk Bankası’nda para yok. Sırada birçok insan var, kredi talep ediyor, hepsi de bekliyor.” Yaklaşık 110 bin esnafın 400 milyar lira kredi borcu bulunduğu bildiriliyor. (Mustafa Pamukoğlu) Siyasi iktidar, pembe tablolar çizmeye devam etse de vahametin farkında, durmadan paketler açıklayıp duruyor.

ESNAF, ESKİSİ TAMAMLANMADAN YENİ BİR PRİM VE VERGİ AFFI TALEP EDİYOR

Esnaf, önceki yapılandırmayı tamamlamadan yeni bir vergi ve prim affı ve yapılandırması talep ediyor. Bakanlık’tan da bu konuda çalışma sinyali geliyor. Bu neyi gösterir? İstediğiniz kadar “sorun yok” deyin, ortamı tozpembe gösterin. Bu bir yandan ortada büyük bir sorun olduğunu gösterir diğer yandan önümüzdeki sürece ilişkin ipuçları verir.

14 yıldır Türkiye’nin hangi temel meselesine çözüm bulundu?

İşsizlik meselesi mi çözüldü?

Daha da içinden çıkılmaz hale getirildi. Müzminleşti; çift hanelere sıçratıldı. Diplomalı işsiz sayısı patlama yaptı. Örneğin mezun olması tayini için ön şart iken 300 binin üzerinde öğretmen işsiz ve sokaklarda geziniyor; MEB’nın önünde durmadan eylem yapıyor.

Terör meselesi mi halledildi?

Tam tersine 14 yıl beli kırılan Batı destekli Amerikan kara gücü bölücü terör örgütü PKK terörü yeniden hortlatıldı. PKK kırsaldan kentlere indi. Özyönetimler uygulamaya, özerklik ilan etmeye başladı. TSK’nin Türkiye’nin mecburiyetlerini anlayan ve kavrayan uyanıklığı olmasa ülke bugün bölünmüş, özerk bir Kürdistan doğmuştu.

SONBAHAR’DA ŞİDDETLİ BİR FİNANS KRİZİ PATLAK VERİRSE HİÇ ŞAŞMAMAK LAZIM

Türkiye’de 14 yılda aslında hiçbir temel mesele çözüme kavuşturulamadı. Tam tersine meselelerin iyice içinden çıkılmaz hale gelmesi ve kangrenleşmesi sağlandı. Vaktiyle iyi kötü bir üretim vardı. Sıcak para-tüketim ve borçlanma ekonomisi uygulamasıyla o da ortadan kaldırıldı. Ülke ve millet sıcak paraya ve borca alıştırıldı ve batırıldı. Eroin müptelalığı gibi sıcak paraya bağımlılık yaratıldı. Bugün Türkiye’nin iç ve dış borçları ile hanehalkının borçları içinden çıkılmaz bir halde ve gırtlağa kadar gelip dayanmış durumda. Hem devlet ham de hanehalkları borçları çeviremez duruma geldi. Bugün kredi kartı, tüketici kredisi vs borçlarını ödeme güçlüğüne düşen insanlar, borcu borçla çevirme cinliğinden mahrum duruma düştü. Zira bankalar artık eskisi gibi kredi vermede çok hevesli görünmüyorlar. Onlarda da plasman için para kalmadı. Ayrıca bankalar operasyon merkezlerini kısıtlıyorlar. Şubelerini ve istihdam oranlarını sınırlıyor ve kapatıyorlar. Burdur HSCB şubesini kapattı örneğin. Siyasi iktidar eğer söylentiler doğruysa Sonbahar’da para basmaya hazırlanıyor. Adını da para piyasası koyacakmış. Bu bile çaresizliğin tezahürüdür. İyice batmak anlamına gelir. Bu konuda Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir