Şeker meselesi alevleniyor

Uzun yıllardır Burdur Şeker Fabrikası üzerindeki karanlık emellerin sahipleri ellerini Burdur’un şahdamarı üzerinden bir türlü çekmiyor. Önce özelleştirme hamlesi, püskürtülünce arazisinin çeşitli kamu kurum ve kuruluşların hizmet binası inşaatlarına peşkeş çekilmesi, yetmedi; geçen yıl toplumsal temelini çökertmek için daha az şeker içeren bir pancar tohumuyla pancar üreticisi köylüye kazık atılması, yetmedi; şimdi de piyasadan şekerin çekilmesi, başka alanlara tahsis edilmesi… Saldırının ardı arkası gelmiyor. Burdur şekerinin başka illere tahsis ve bu nedenle stok edildiği, bu nedenle kentin şekersiz kaldığı iddiaları, önce Meclis’te soru önergesi şeklinde yakı buldu. Ardından Burdur Ticaret ve Sanayi Odası (BUTSO) başkanı Yusuf Keyik’in tepkisi geldi. Şimdi de toplumsal projelerin adamı, fincancı katırlarının kâbusu Burdur Sivil Toplum Platformu Başkanı Kemal Arslan, Başkan Keyik’i destekleyen ve ilimizin “Şeker’ine dokundurtmayacaktır” şeklinde Şeker Fabrikası üzerinde dönüp duran akbabalara karşı meydan okudu.

İşte o açıklama!

BURDUR ŞEKER’İNE DOKUNDURTMAYACAKTIR!

Değerli Basın Mensupları,

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sn. Yusuf Keyik’in üyesi tüccar ve esnafları için feryada varan açıklaması ile konudan haberdar olan Platformumuz olayın vahametini görmüş ve bu alanda çaba harcayan Ticaret ve Sanayi Odasına destek olma kararı almıştır.

Burdur Şeker Fabrikası 26.4.1954 tarihinde neden Burdur’da kuruldu?

Bölgede pancar ekiminin sağlanarak halkın sanayi ürünü olarak pancarın ciddi bir ekonomik girdiye dönüşümünün sağlanması…

Peki, amaçlanan bu hedefe ulaşılmış mıdır?

Ulaşılmıştır. Burdur köylüsü pancar ekimini o kadar çok istemiştir ki, ancak kota uygulaması ile pancar ekimi engellenebilmiş, yani devlet, vatandaşın pancar ekimini karneye bağlayarak sınırlandırabilmiştir.

Burdur Şeker Fabrikası, hayvan yetiştiriciliğinin en önemli girdisi olan kaba yem ihtiyacını küspeden karşılayarak, Burdur’da hayvancılığın tutunmasını sağlamıştır. Geldiğimiz noktada hayvancılıktan söz ederken bunda en büyük payın Şeker Fabrikasında olduğunun belirtilmesi gerekir.

Burdur Şeker Fabrikası, elektriğini, suyunu, şekere koyduğu kireci kendi üreten, sadece pancarı parayla alan, güçlü atölyesi ile Türkiye’deki şeker fabrikalarının çoğunu ve hatta Türki Cumhuriyetlerde şeker fabrikalarını kurmuş ve bu nedenle de “fabrika kuran fabrika” unvanını almış başarılı karlı bir işletmedir.

Burdur bölgesinin ürettiği pancarın şeker kalitesi ülkenin en yükseği olması Burdur Şeker Fabrikası ve Burdur Şeker’in önemini daha da artırmıştır.

Tam da bu sürece denk düşen şeker fabrikalarının özelleştirilmesini sağlayabilmek amacıyla şeker fabrikalarının başarısız kılınması, Konya Şeker’in başarılı gösterilmesi amacıyla her türlü cambazlık yapılmış ise de Burdur Şeker zarar ettirilememiştir! Burdur’un tüten tek bacası olan şeker fabrikasının özelleştirilmemesi için düzenlediğimiz imza kampanyalarında sayısı 29 binleri aşan imzalarla halkımız fabrikasına sahip çıktığını göstermiş, yönetenler bu biçimde şeker fabrikalarını satamayacaklarını anlayınca şekerin mayası ile oynamaya kalkışıp, geçtiğimiz yıl pancar tohumunu değiştirip şeker kalitesi çok düşük bir tohum ektirilerek hem Burdur köylüsü perişan kılınmış ve hem de Burdur Şeker Fabrikası 16.000 ton daha az şeker üreterek şeker üretimi azaltılmıştır.

Burada amaç pancardan şeker üretimini bitirip, ABD kökenli nişasta bazlı tatlandırıcılarla şeker ihtiyacını karşılayıp, daha çok para kazanmayı sağlamak! Neyin pahasına? Ucuz insan değeri pahasına!

Değerli Basın Mensupları,

Burdur’da 6 yıldır sürdürdüğümüz mücadelede geldiğimiz noktada haklılığımız bir kez daha ortaya çıkıp, gıda sektörünün omurgasını oluşturan şeker üretiminin tümünün Dünyada ve ABD’de devletlerin kontrolünde olduğu halde ülkemizde özel sektöre devredilmesi, insanımız sağlığı açısından çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceği aşikârdır.

Yusuf Başkanın gündeme getirdiği sorunlar bunun ilk yansımaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bölge ekonomisine can suyu vermesi için kurulan şeker fabrikası bölge ekonomisine darbe vurmaktadır. Yusuf Başkanın belirttiği gibi, ufak esnaf ve tüccarımızın mağduriyetine yol açacak böylesi bir keyfiyete Burdur Sivil Toplum Platformu izin vermeyecektir.

Burdur Şeker Fabrikası, öncelikle bölge insanının şeker ihtiyacını karşılamakla mükelleftir. Serbest pazarın talepleri ve güvenlik birimlerinin ihtiyacı Burdur Halkının şeker ihtiyacının önünde değildir!

Tayin edilmiş hiçbir zatı muhterem Burdur küçük esnafına Afyon Şeker Fabrikası adresini gösteremez!

Ticaret Odası Başkanımız Sayın Yusuf Keyik’in çağrısında ifade ettiği gibi, ilimiz fabrikasındaki şekeri başkasına tahsis ederek Burdur halkının şekersiz bırakılmasına asla izin vermeyeceğimizi bir kez daha belirtir, Burdur Şeker Fabrikasında tutulan şekerin Burdur halkının ihtiyacı için küçük esnafa tahsis edilerek güvenlik için geren şekerin bize önerilen Afyon Şeker Fabrikasından karşılanmasına gidilmesini, 16.000 ton şeker üretimi düşüşünü hesap edemeyen karar merciindeki şeker konseyi yetkililerine ihtaren bildirir, şekerimize dokundurtmayacağımızın bilinmesini isteriz.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir