Silivri zindanını biz vatan görevi olarak kabul ettik

7 Haziran Milletvekili Genel Seçiminde Vatan Partisi’nin 1. sıra Burdur milletvekili adayı olan, kamuoyunda vatanın bölünmesi yolunda önemli engellerin zayıflatılarak dize getirilmesi için kurulmuş olan kumpaslara, Ergenekon operasyonuna maruz kalarak Silivri zindanında uzun bir süre esir kalan, Şırnak eski Jandarma Alay Komutanı, Diyarbakır eski Jandarma Bölge Komutanı, Jandarma İstihbarat Dairesi eski Başkanı Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz KıvılcımHaber ve İlkadım Gazetesi’ne konuştu.

Şırnak eski Jandarma Alay Komutanı, Diyarbakır eski Jandarma Bölge Komutanı, Jandarma İstihbarat Dairesi eski Başkanı… Yurt dışında askeri ateşe… PKK terörü karşısında vatanın bütünlüğü, üniter ulus devletin bekası için dimdik durdu. Eksikliğinde şaibeli koşulları nedeniyle milletimizin ayakaltında kalacağı Türk Ordusunun kahraman komutanlarından… Atatürkçü ve vatansever kişiliği nedeniyle, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü hedef alan Sevr yolcularının önündeki önemli engellerden biriydi. Bu nedenle Ergenekon operasyonun hedefi oldu. Silivri zindanında uzun bir süre esir tutuldu. Anayasa Mahkemesi hak ihlaline karar verdi. Bir kumpasa ve iftiraya uğradığı yüksek mahkemece tescil edildi: Emekli Tümgeneral Levent Ersöz, Vatan Partisi Burdur 1. Sıra Milletvekili adayı… Ersöz KıvılcımHaber ve İlkadım İnternet Gazetelerine konuştu.


Vatan Partisi Burdur Mv Adayı Levent Ersöz paylaşan: fozcan

Levent Ersöz kimdir?

Ben 1954 yılında Isparta’da dünyaya geldim. Daha sonra ailem Burdur’a göç etti. İlkokul ve Ortaokulu Burdur’da bitirdim. Daha sonra Kuleli Askeri Lisesi, ardından Kara Harp Okulu’na girdim. 1975 yılında Kara Harp Okulu’ndan jandarma teğmen olarak mezun oldum. Jandarma teşkilatında çeşitli rütbeler ile görev aldım. Yurt dışında askeri ateşe olarak çalıştım. Ortadoğu ülkelerinde ise görevlerim oldu. Güneydoğu’da uzun yıllar çalıştım. Bölücü terörle ve irticai odaklarla mücadele ettim. Bu örgütlerin etkisiz hale getirilmesi için önemli görevler üstlendim. Bu örgütlerin faaliyetleri sonucunda ülke bütünlüğüne yönelik tehlike ve tehditleri halen sürmektedir.

2001 yılında tuğgeneralliğe terfi ettim. Ardından Diyarbakır, Bursa Bölgesi komutanlıklarında bulundum. Genel Kurmay istihbarat komutanlığı yaptım. Bilecik Eğitim Tugay Komutanlığı yaptım ve oradan emekli oldum.  Emeklilik dönemi öncesinde maalesef birçok asker ailesinde olduğu gibi ben de çocuklarımı yetiştirme imkânı bulamadım. Onların elinden tutup gezemedim. Onlara çocukluklarındaki baba görevini yerine dahi getiremedim. Andından torunları yetiştiririm dedim. 2007 yılında başlayan kumpas dönemi davalarından Silivri zindanlarına kapatıldık. Böylece bir yaşamı da elimizden aldılar. Uzun süreli bir zaman içerisinde hastanede tedavi gördüm. Şu anda tekerlekli sandalyede bir yaşam sürüyorum. Anayasa mahkemesi hak ihlali kararı verdi. Son olarak da tahliye edilen iki kişiden biriyim. Orada yattığım süreyi biz vatan nöbeti olarak değerlendirdik. Çıktığım zaman ise büyütme hayali kurduğum torunlarımın da büyüdüğünü gördüm.

ERGENEKON OPERASYONU, VATANIN BÖLÜNMESİNE DİRENECEK KUVVETLERE KARŞI YAPILMIŞTIR

Silivri’ davalarının başlıca nedeni Amerikan oyunu olmasıdır. Gerçekten Amerika’nın çıkarlarına ve Türkiye’yi vesayet altına alma hedefinde yürüyecekleri yolda karşılarına çıkacak olan kişileri hedef alan bir operasyondu. Bunun çerçevesinde de özellikle Türk silahlı kuvvetleri ve o dönem de adı İşçi Partisi olan ve Vatan Parti’mizin Genel Başkanı Doğu Perinçek ve arkadaşları da aynı kumpas çerçevesinde tutuklandılar. Bu operasyon, Amerikalılarla birlikte işbirlikçilerinin yürüttükleri bir operasyondu. Bu operasyon,  AKP, Cemaat ve PKK ile birlikte Amerikan tarafından, Amerikan’ın bölgedeki çıkarları doğrultusunda halkın BOP olarak bildiği, 24 ülkenin parçalanmasıyla birlikte Türkiye’yi de parçalamak ve Cumhuriyeti yeniden dizayn etmek maksadıyla yapılmıştır. Bizler de yaptığımız görevler aldığımız sorumluk ve görevler nedeni ile hedef seçildik. Türk Silahlı Kuvvetlerini halkımızın gözünden düşürmek maksadı ile yaptılar. 5.5 yıl bizler Silivri zindanlarında tutuklu kaldık. Yılmadık başımız dik olarak çıktık. Biz o görevi de vatan görevi olarak addettik. Karanlık cezaevinde aydınlık yürüklere sahiptik. Ondan sonra da hukuksal olarak hakkımızı aramaya çalıştık, halen de devam ediyoruz. Bize bu kumpası kuranlar konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan aldatıldığını söylemişti. Keza Bülent Arınç ise aynını tekrarladı. Devletin kurum ve kuruluşlarını elinde bulunduranların onları kontrollünde bulunduranların böyle bir aldatılmaya maruz kalacaklarına inanmıyorum. Onlar da birlikte hareket ettiler. Bu itiraflarını kendileri söylediler. Beraber yürüdük biz bu yollarda dediler. Ne istediniz de vermedik dediler. Bu gün Acı olan şey yaklaşan seçim sürecinde bunu itiraf ettiler. Aslında kamuoyu bu kumpasta kimin ne olduğunu, görmüş oldu.

SÖZKONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

Ben Burdur’a Vatan Partisi birinci sıra adayı olarak geldim. Ama öncelikle vatan, söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Gerçekten de bu böyledir. Ben 2012’de cezaevinde iken İşçi Partisi’ne üye oldum. Türk Silahlı Kuvvetlerinden rahmetli Cömert paşadan sonra üye olan ikinci kişiyim. Bundan da onur duyuyorum. Süreç içerisinde gördüm ki Türkiye’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkacak, bağımsız, gerçekten tam bağımsız, halka dayanan yönetim anlayışını benimsemiş partinin Vatan Partisi olduğunu o dönem İşçi Partisi olduğunu gördüm. Ve bu inandığım değerler doğrultusunda çalışarak vatana ülkeme ve milletime birikimlerimi aktaracağımı düşündüm. O nedenle de Vatan Partisi’ne katıldım. Önce vatan diyorum. Bunun için torunlarıma gençlerimize gelecek bırakmak için bize emanet edilen vatanı onlara tertemiz bırakmak Vatan Partisi’ne üye oldum.

VATAN PARTİSİ KESİNLİKLE BARAJI AŞACAKTIR

Kesinlikle. Vatan Partisi kimsenin düşünmediği şekilde ülke barajını aşarak Meclis’e gireceğine inanıyorum. Bizi en iyi yabancılar takip eder. Bizi en iyi kim izler yabancılar. Bölgede yaşadığımız sürede ülkenin jeopolitik ve jeostatik konumu itibarıyla doğal kaynakları suyollarına ticaret yolları enerji havzalarına sahip olan ülkelerin içinde yer alan bir bölgedeyiz. Emperyalizm yanlısı güçler sürekli bu bölgeyi vesayet altına almak istemektedir. O nedenle de bu vesayetlerini kırmak adına da Vatan Partisi yola çıkınca tam bağımsızlık için kendisine yönelik temayüller giderek arttı. Oyunu bozacaktık. Dolaysıyla halkın ciddi anlamda bize yönelik sevgisi, yönelimi başladı. Yabancıların sermaye ilişkilerinde bile menfaatleri vardır. İktidara gelebilecek guruplar kimlerdir araştırdılar. Almanlar tarafından yaptırılan araştırmada Mart ayının ilk haftasında partimizin oy oranı % 11,3 idi. Ancak anket şirketleri Vatan Partisi’nin oy oranlarını yeni konuşmaya başladılar. Mayıs ayının ikinci haftasında ise bizi gündemlerine almayan medya gurupları da gündemlerine almak sorunda kalacaklar. Biz kesinlikle barajı aşacağız, halkımızın bu yöndeki teveccühü partimizin çalışmalarında bize şevk vermektedir.

MESELELERE ÇÖZÜM ÖNERİMİZ 25 NİSAN ADAY TANITIM TOPLANTISINDA

Genelde parti olarak bizim hitap ettiğimiz kesimler, işçi işsiz ve köylü vatandaşlar ile emekliler gelmektedir. Partimizin hitap ettiği kesim ülkemiz nüfusunun % 72’lik bir bölümünü oluşturmaktadır. Türkiye’deki işsizlik oranlarına bakıldığında yeni yapılan açıklamalara göre % 11-12 dolayında eğitimli kesimde ise %20’lerde seyretmektedir. Burdur’a bakıldığında Burdur sürekli göç veriyor. Neden, çünkü sanayisi yok. Yatırım yok, iş bulmakta ve istihdamda çok büyük sıkıntılar mevcut. Mermer ocakları ile organize sanayisinde küçük ve orta ölçekli işletmeler mevcut. Geçen on yılda Burdur’umuzun nüfusu sadece on bin artış göstermiştir. Türkiye geneline ise bakıldığında bu rakam çok düşük kalmaktadır. Burdur’un üç tane beyazı var; süt, mermer ve haşhaş… Köylümüzün sıkıntısını biliyoruz. İşçimizin yine sıkıntısını biliyoruz. Çok ciddi programlarımız var. Bu programlarımız seçim bildirgemizde bulunmaktadır. Bunları 25 Nisan’da aday tanıtım toplantımızda basına açıklayacağız.

MECLİS’TE BURDUR HALKININ SÖZCÜSÜ OLACQAĞIM

Burdurlu kardeşlerimize son olarak söyleyeceğim şudur:  Bize destek vermeleri halinde, Vatan Partisi’nin Meclis’e girmesi halinde onların Meclis’te sözcüsü olacağıma ve sorunların dile getireceğime söz veriyorum. Onlara iş, onlara aş olanağı verilmesi için gece gündüz çalışmalarımı sürdüreceğim.

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir