Türkiye’de ve ilimizde PKK terörüne sert tepki

Son dönemde taktik değiştiren, askerimize polisimize kalleşçe pusu kurma yöntemini seçen terör örgütü PKK’nin son Dağlıca ve Iğdır saldırısı bardağı taşıran damla oldu; Bütün

Türkiye, Mehmetçik oldu; dağ taş Mehmetçiğe kesti

7 Haziran seçimlerini müteakiben ülke yangın yerine döndü. İlk şehidin geldiği 20 Temmuz’dan bu yan geçen 51 gün içinde, barış sürecinde güçlenen PKK tarafından 119 asker ve polis şehit edildi; Türkiye’de 119 ocağa ateş düştü; Türk milletinin yüreği dağlandı. Önceki gün Dağlıca’da 16 canımızın şehit olması, ardından dün 12 polisimizin PKK saldırısına maruz kalarak şehit olması Türkiye çapında millete ayağa kaldırdı. Dağ taş Mehmetçik oldu; millet askere sahip çıktı; PKK terörü lanetlendi. Özellikle batıdaki halk infial halinde dünden beri bütün ülkede millet ayakta, terörü lanetleme eylemleri yer yer şiddete, HDP binaları ve Kürt vatandaşları hedef alan provokatif şiddet olaylarına dönüştü. Ancak bu kargaşalıkta şarlatanlar da meydana fırlayarak ya kendilerini kamufle etme ya da mevcut durumdan ve felaketten çıkar sağlama çabası içine girdiler. Bu kapsamda dün Burdur’da iki eylem gerçekleştirildi. Memur Sen ile TES, PKK terörünü protesto ettiler.

7 Haziran seçimlerini müteakiben ülke yangın yerine döndü. İlk şehidin geldiği 20 Temmuz’dan bu yan geçen 51 gün içinde, barış sürecinde güçlenen PKK tarafından 119 asker ve polis şehit edildi; Türkiye’de 119 ocağa ateş düştü; Türk milletinin yüreği dağlandı. Önceki gün Dağlıca’da 16 canımızın şehit olması, ardından dün 12 polisimizin PKK saldırısına maruz kalarak şehit olması Türkiye çapında millete ayağa kaldırdı. Dağ taş Mehmetçik oldu; millet askere sahip çıktı; PKK terörü lanetlendi. Özellikle batıdaki halk infial halinde dünden beri bütün ülkede millet ayakta, terörü lanetleme eylemleri yer yer şiddete, HDP binaları ve Kürt vatandaşları hedef alan provokatif şiddet olaylarına dönüştü. Ancak bu kargaşalıkta şarlatanlar da meydana fırlayarak ya kendilerini kamufle etme ya da mevcut durumdan ve felaketten çıkar sağlama çabası içine girdiler. Bu kapsamda dün Burdur’da iki eylem gerçekleştirildi. İlki öğle saatlerinde kamuoyunda Hükümet yanlısı devlet güdümlü sendika olarak bilinen, iki dönemdir memur ve memur emeklisi kitlesini Hükümetle dirsek teması içinde “satmak”la suçlanan ve bu yüzden diğer memur sendikalarının tepkisini çeken, açılım politikalarının destekçisi Memur Sen’e bağlı sendikaların üyesi 30 civarında kişiyle yapılan ve bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirten PKK terörünü lanetleyen basın açıklamasıydı. Diğeri ise daha başından barış ve açılım sürecini “ihanet süreci” olmakla lanetleyen, PKK terörüne başından ve anacından tepki koyan Türk Eğitim Sen (TES’in) çağrısıyla, Kamu Sen’e bağlı örgütlerin, Ülkü Ocakları ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP’nin) katılımıyla PKK ve terörüne sert tepki gösteren bir eylemdi. Cumhuriyet Meydanında toplanan 2 bin civarında coşkulu ve heyecanlı kitle, yağmura rağmen sloganlar eşliğinde Şehitliğe doğru yürüyüşe geçti.

Sık sık tekbir getiren heyecanlı ve coşkulu kitle, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene”, “Şehitler Ölmez, vatan Bölünmez”, “Bozkurtlar Burada, PKK nerede”, “Apo’nun P.çleri, Yıldıramaz Bizleri” gibi sloganlarla Gazi Caddesi ve Burdur’u inletti.

Eyleme MHP Burdur MHP Milletvekili Alparslan Dursun, MHP İl Başkanı İbrahim Sakızcı, TES başkanı ve Kamu Sen İl Temsilcisi Orhan Akın, Ülkü Ocakları Başkanı Hakan Demirci ve vatandaşlar katıldı.

Ülkü Ocakları’nın Cumhuriyet Meydanında yağmur nedeniyle, Şehitlikte de uygun olmayacağı için okunamayan basın metni aşağıdadır!

TES_ÜO_MHP_KAMUSEN EYLEMİ

7 Haziran seçimlerinden sonra başlayan süreç, bugün itibariyle Iğdır, Tunceli Hakkari’de gerçekleştirilen hain saldırılar ile beraber …. (şehit sayısı) vatan evladımızın şehit olması ile devam etmektedir. Aziz vatanımızın dört bir yanı, keder, hüzün ve yasa boğulmuş, analar evlatlarını, kadınlar eşlerini ve çocuklar babalarını kaybetmişlerdir.

Varlık sebebi bu Ülkeyi bölmek, kardeş kavgası çıkarmak olan eli kanlı terör örgütü fıtratının gereğini bugün de sergilemektedir. Aşağılık katiller,  taşeronluğunu yaptığı karanlık odakların kanlı emellerine hizmet etmekte,  vazife başındaki askerimize ve polisimize alçakça pusu kurmakta; bu gözü dönmüş it sürüsü teröristler hakkını savunduğunu iddia ettiği bölge halkını dahi katletmekten geri durmamaktadır. 7 Haziran genel seçimlerinden sonra “korucular bölgemizden defolsun” diyen, terör örgütünün siyasi uzantısı da bu süreçte, kimlere hizmet ettiğini bir defa daha ortaya koymaktadır. Barış söylemleriyle ortaya çıkıp çatışma ortamını körükleyen malum siyasi parti, bu düşünce yapısıyla ve terörü destekleyen tavırlarıyla, kaç oy alırsa alsın Türk Milliyetçileri için yok hükmündedir, boş hayalleri ve zehirli fikirleriyle birlikte yok olmaya mahkumdur. İnanıyoruz ki; Milletimiz, birlik ve beraberliğe olan inancıyla bu zihniyete asla geçit vermeyecek,  Yüce Yaradan da onlara Kahhar sıfatıyla muamele edecektir.

Terörü bu şekilde azdıran ve aziz Milletimizin başına yeniden musallat eden sürecin, “PKK açılımı süreci” olduğunu, bu süreçte bölücü hainlerin güç kazandığını daha önce de defalarca vurguladık. Son olarak, Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan da, katıldığı bir televizyon programında eli kanlı örgütü kastederek “Çözüm sürecinde silah stoklamıştır.” şeklindeki ifadesiyle, terörist elebaşı Öcalan ile birlikte mimarı olduğu sürecin ülkemizi getirdiği noktayı itiraf etmiştir.

“Açılım süreci” adını verdikleri ihanet sürecinde, eli kanlı terör örgütü Devleti yönetenlerin ihanet ve gafletinden faydalanarak, alan hakimiyetini güçlendirmiş, şehirlerde silah ve mühimmatlarıyla beraber konuşlanarak eylem gücünü artırmaya yönelmiştir. Oslo görüşmeleri çerçevesinde devleti yönetenlerin terör örgütünün güç kazanmasından haberdar olduğunu anladığımız bu süreçte, güvenlik güçlerimizin elleri kolları bağlanmış, operasyon yetkileri ellerinden alınmış, asker ve polisimiz basiretsiz ve yalaka mülki amirlerin emrine altında etkisiz hale getirilmiştir.

Gelinen noktada, “mahalle yanarken birileri saçlarını tararmış” misali, iktidar mensupları ve yandaşları, hatalarını anlamak ve derhal geri dönmek yerine yüzsüzce ve adeta milletimizle alay ederek, suçu sağa sola atmakta, memleket yangın yerine dönmüşken, sarayın akıbeti, seçimin akıbetine odaklanarak kara ve kirli propagandalarına devam etmektedirler.

İktidar mensuplarını, beslemelerini ve yandaşlarını açık bir şekilde uyarıyoruz. Terör eylemlerini gerçekleştiren kahpeler kadar, sizin de suçlu olduğunuzu biliyoruz. PKK elebaşısı bebek katili Öcalan’a methiyeler dizdiğiniz, Habur’da teröristleri çiçeklerle karşıladığınız, Oslo’da pazarlık masası kurduğunuz günleri, Dolmabahçe’deki mutabakatınızı unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.

Bu size son uyarımızdır: Kirli ve aşağılık siyasetinizden derhal vazgeçin. Kara propagandayı, suçu başkasına yüklemeyi bir kenara bırakın. Buzdolabına kaldırdığınız ihanet sürecini, derhal buzdolabından çıkararak imha edin. Pis ve yılan dilinizi kapatıp, iğrenç sesinizi kesin. Her birinizin kim olduğunu, nereden nasıl peyda olduğunu, hangi karanlık yataklarda düşüp kalktığınızı biliyoruz. Gün oldu solcu, gün oldu liberal, gün oldu siyasal islamcı oldunuz, ancak bu millete ihanetiniz hiç bitmedi.

Artık tercihinizi yapacaksınız, ya adam gibi ekmeğini yediğiniz millete layık olun, ya da bu ülkede size huzur ve mutluluğun haram ol gerçeğine kendinizi hazırlayın.

Terörü telin etmek ve Aziz şehitlerimizin hatırasını yad etmek için düzenlediğimiz bu yürüyüşe katıldığınız için sizlere şükranlarımızı sunarım.

Unutulmasın ki, bu ülke sahipsiz değildir. Bu memlekette, tek bir Ülkücü kalsa ve elinde hiçbir silahı olmasa, o Ülkücü bu ihanete boyun eğmez, Şehitlerinin ardından yürümeyi bir vazife olarak telakki eder. Mücadelemizin süreceğini, mücadelemizde Aziz Milletimizin de yanımızda olduğuna dair inancımızın bir an bile sarsılmadığını açıkça ifade ediyorum.

Vatan ve Allah yolunda can veren tüm şehitlerimize rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı diliyoruz.

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir