TÜRKÜ ÇINARINA VEDA

Bir türkü devine daha veda ettik .“Huma Kuşu” türküsü öksüz kaldı . Mükerrem KEMERTAŞ Erzurum türkülerinin ilk akla gelen ismiydi. Katıksız Dadaştı. Gırtlak kanserine yenik düştü. Allah vergisi o gırtlak idi o sesin membaı, onu ülkeye tanıtan sevdiren. Onunla imtihan olundu sonunda. Hayat böyle işte. Servet sayıp bizim sandıklarımızı zamanı geliyor gerçek sahipleri alıyor elimizden. Yanıldığımızla kalıyoruz bizler de. Birer emanet olduklarını o zaman anlıyoruz ancak . Göçüp gittiklerinde anlıyoruz kıymetlerini böylelerinin. Birçoğunu da unutuyor hatırlamıyoruz bile….

İzzet ALTINMEŞE komşu köylümüzdür. Diyarbakır türkülerinin akla gelen ilk ismidir. Celal Güzelses’in de postnişinidir. Her kesimden sevgi saygı görmek gibi -her sanatçıya nasip olmayan- bir yönü vardır. Devlet sanatçılığına layık görülmüştür. Bu sıfat ona yakışmış, millet de o hakkı ona teslim etmiştir. Her Çüngüş’lünün de gurur kaynağıdır .

Şehir kimliği kişiliklerin oluşumuna sirayet eder. Bu kaçınılmazdır. Erzurum öz kültürünü korumuş bir ilimizdir. Köklü geçmişe sahiptir. Türküleri dersen ayrı güzelliktedir. Milli, muhafazakâr yapısı, saf temiz yönü insanının, onu fıkralara da konu yapmıştır. Nida Tüfekçi merhum anlatmıştı yıllar evvel bir televizyon programında. Yer etmiştir zihnimde anlatırım yeri gelir de;

“Erzurumlu Hanım beyini işe gönderir. Eve döner. Çevirir radyonun düğmesini. Bakar ki eşinin pek sevdiği Erzurum türküsü. (Huma Kuşu muhtemelen) Düğmeyi kapatıverir hemen. “Akşam herif dönsün de beraber dinleriz” der.

Başkasının çıkardığı anlama karışmam. Benim bundan çıkardığım “ insanın en sevdiği bir şeyi, yine en sevdiği ile paylaşması isteğidir”. Onun bir türkü olması da çok anlamlıdır, türkünün gücüdür.

Bu duygular içindeyken bir paylaşım düşüyor sayfamıza. Bir ruh hekiminden… Mesneviden alıntılar var orada. Yedi asır önsesinden hayata dair yapılmış tespitler.

Bilgiler paylaştıkça çoğalır, acılar paylaştıkça azalırlar.

Etkileniyorum. Benzer etkiyi yaratacağını düşünerek geçmiş hukukumuza dayanarak İzzet ALTINMEŞE ile paylaşıyorum ben de;

(Ağabeyime sevgi ve saygı ile)

***

“Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım…

***

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.Karanlığı gördüm, korktum.Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi, ağladım…

***

Yaşamayı, doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim…

***

Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla. Zamanla yarışılmayacağını,

Zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim…

***

İnsanı öğrendim. Sonra da insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu. Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim…

***

Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi. Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu. Sevginin; güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim…

***

İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu. Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim…

***

Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için; önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim…

***

Ekmeği öğrendim. Sonra barış için; Ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim…

***

Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim sonra. Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…

***

Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi. Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi…

***

Genç yaşta dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim. Sonra; kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım. Sonra da asıl yürüyüşün; kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım…

***

Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek

Olduğunu öğrendim…

***

Namusun önemini öğrendim… Sonra yoksundan namus beklemenin; Namussuzluk olduğunu. Gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim… Gerçeği öğrendim bir gün. Ve gerçeğin acı olduğunu.(Paylaşım bu kadar)

***

Cevap nezaketi gösteriyor;

İmbikten geçirilmiş bir cümleyle;

“Sevgili hemşerim! Ruhun, tenin, yolun, zamanın, yarının ve anın, sağlıklı, aydın olsun. Selam ve sevgilerimle (İzzet ALTINMEŞE)

***

“Lekesiz şöhret…”

Fani alemde ulaşılacak en güzel mertebe….

Rahmetle anıyoruz yitirdiklerimizi…

Sağlıklı ömürler diliyoruz hayattakilere de.

Osman ERENLAP

Ankara, Nisan 2018

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir