Vali Yılmaz’a hakaret ve tehdit davasının ilk duruşması yapıldı

Burdur Valisi Şerif Yılmaz’la Burdur Sivil Toplum Platformu Başkanı ve turizm şirketi sahibi iş insanı Kemal Arslan arasındaki polemik ve kavga mahkemeye taşındı ve ilk duruşması önceki gün Burdur Adliyesi 3’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. İlk duruşmada savunmasını yapan Kemal Arslan Vali Şerif Yılmaz hakkında daha önce basında yazılıp çizilen ve kendisine bu sebeple hakaret ve tehdit davası açılmasına sebep olan suçlamalarını tekrarladı. Mahkemeye 19 sayfalık belge sunan Kemal Arslan, Aydınlık Gazetesi’nin 28 Kasım 2017 tarihli nüshasını da delil belge olarak dosyaya koydurdu.

Mahkemeye intikal eden Burdur Valisi Şerif Yılmaz ile Burdur Sivil Toplum Platformu Başkanı ve turizm şirketi sahibi iş insanı Kemal Arslan arasında cereyan eden kavga ve tartışmanın ilk duruşması önceki gün Burdur 3’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Müşteki Vali Şerif Yılmaz duruşmaya katılmazken, sanık Kemal Arslan’a iddianameyi okuyan Hâkim Fatih Aydın, verilen ifade ve belgeleri incelemeye alarak yeni duruşmayı 7 Mart 2018 tarihine erteledi.

Hâkim Fatih Aydın, Kemal Arslan’a, iddianamede bulunan ve hakaret ve tehdit davasının üzerine oturtulduğu “ne sen sabık savcı ve sapık Abdülkadir’in babası bu memleket bizim, köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaya benzemez. 1934’te İbrahim Hazım Bey isimli bir valilik memurunun başına gelenleri geçtiğimiz günlerde Yenigün gazetesi haber yapmıştı Burdur’da” şeklindeki Facebook paylaşımını yapıp yapmadığını sordu.

Kemal Arslan anılan paylaşımını kendisinin yaptığını, ancak paylaşımdaki “sapık” sözcüğünün hakaret içermediğini, bu sözcüğün TDK sözlüğünde iki anlamı bulunduğunu, ilkinin geleneklere aykırı davranan kişi anlamına geldiğini, diğerinin ise “deli”, “meczup” anlamlarına geldiğini, kendisinin ilk anlamına göre paylaşım yaptığını vurguladı.

VATANDAŞIN ÇOCUĞU SINAVLA İŞE GİRERKEN

VALİ YILMAZ OĞLU HİLEYLE AÇIKTAN ATANARAK İŞE GİRİYOR

Kemal Arslan, ülkemizde işe sınavla girildiğini, devlet adamlarından bu kurala uymalarının beklendiğini, oysa Vali şerif Yılmaz’ın oğlu Abdülkadir Yılmaz’ın Afyonkarahisar’ın AKP’li Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü’ne açıktan atandığını, 13 gün sonra da buradan TRT’ye açıktan tayinin yapıldığını belirtti. Bunu yapan Vali Yılmaz’ın, “Burdur’da Halk Eğitim Müdürlüğü’nde ek ders karşılığı geçici olarak çalışan 40 bayanı bu yıl işsiz bırakmıştır” diyerek, yaptığı paylaşımı bunun için yaptığını ifade etti.

(HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ)

KADINA 6 AYDIR KADINA TECAVÜZ EDEN ABDÜLKADİR

YILMAZ’IN EMNİYETTEN ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK ÇIKIP GİTMESİNİN VALİ

YILMAZ’IN MÜDAHALESİYLE MÜMKÜN OLABİLECEĞİ DÜŞÜNCESİYLE BU PAYLAŞIMI YAPTIM

Gene Vali Yılmaz’ın oğlu Abdülkadir Yılmaz’ın –Sözcü Gazetesi’nde yer alan bir habere konu olduğu gibi- Ankara’da bir kadına cinsel saldırıda bulunduğu, soruşturmadaki ifadesinde bu kadınla nikâhsız yaşadıklarını itiraf ettiğini, nikâhsız yaşamanın geleneklerimize aykırı olduğunu, bu sebeple o paylaşımda bulunduğunu ifade etti. Ayrıca caddeden geçen kadınlara ıslık çaldıkları için tutuklanan erkeklerin bulunduğu günümüzde, “ben bu kadınla karı koca hayatı yaşıyorum” diyerek 6 aydır kadına tecavüz ettiğini söyleyen birinin emniyetten elini kolunu sallayarak çıkıp gitmesinin Vali Yılmaz’ın müdahalesiyle sağlanmış olabileceği düşüncesiyle böyle bir paylaşımda bulunduğunun altını çizdi.

Kemal Arslan yaptığı savunmada, Vali Yılmaz’ın Burdur’da geldiği günden bu yana yaptığı keyfi ve hukuksuz uygulamalara bir sivil toplum önderi olarak sessiz kalınmaması gerektiği, hukuki ve meşru zeminlerde Vali Yılmaz’ın keyfiliklerine ve hukuksuz uygulamalarına karşı müdahale edilmesi gerektiği düşüncesiyle bir yandan Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yaptığını, diğer yandan Cumhurbaşkanı ve Başbakanlığa başvurular yaptığını belirtti.

(HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ)

25 BİLDIRCINI TEYBE KAYDETTİĞİ SESLERLE KANDIRARAK

KATLETTİĞİ VE ÖNÜNE KOYARAK RESİM ÇEKTİRDİĞİ BASINDA YAZILI

Arslan, gene iddianamede “hakaret” ve “aşağılama” içerdiği iddia edilen “cani” sözcüğünün hakaret ve aşağılama içermediğini, sözcük anlamının “cana kıyan” olduğunu vurgulayarak buna dayanak yaptığı haberi Sözcü Gazetesi ve ODATV İnternet Gazetesinin yayınladığını belirtti. Bu iddiaya göre avcı belgesi bulunduğu belirtilen Vali Yılmaz’ın teybe kaydettiği seslerle kandırdığı bıldırcın kuşlarını avladığını, bu kuşlardan katlettiği 25 tanesini önüne koyarak resim çektirdiğini ifade ederek, burada da “cani” sözcüğü Vali Yılmaz’a yakıştığını iddia etti.

(HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ)

(HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ)

“PADİŞAH BOZUNTUSU ŞERİF” DİYE BİR İFADEM YOKTUR;

ANCAK ÇEŞİTLİ PLATFORMLARDA “PADİŞAH DEĞİLSİN” ŞEKLİNDE İFADELERİM VARDIR

Arslan, iddianamedeki “tehdit” suçlamasında da böyle bir niyetinin olmadığını, Vali Yılmaz’a karşı “padişah bozuntusu Şerif” gibi bir paylaşımının bulunmadığını, ancak Vali Yılmaz’ı çeşitli platformlarda “padişah olmadığı”nı dile getirdiğini ifade ederek, sözkonusu paylaşımın, Yenigün Gazetesi’ndeki yayının, kendisinin Vali Yılmaz’la ilgili paylaşımlarıyla aynı döneme denk gelmesinden kaynaklı olduğunu belirtti.

AYDINLIK, MAHKEME DOSYASINA BELGE OLARAK GİRDİ

Platform Başkanı ve turizm acentesi sahibi iş insanı Kemal Arslan, savunmasına dayanak olarak 20’ye yakın şahidinin bulunduğunu, bunların dinlenmesini talep ederek mahkemeye 19 sayfalık belge sundu. Bu arada Burdur’da Cinci Hoca skandalı” başlıklı haberde Vali’ye defalarca şikayete giden ama kabul edilmeyen Halk Eğitim kursiyeri kadını içeren Aydınlık Gazetesi’nin 28 Kasım 2017 tarihli sayısı da belgeler arasına kondu.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sanalbasin.com üyesidir