Vatanı kurtarmak için İstanbul’daki kabineden kurtulmak!

“İttihatçıların fedai geleneğinin en somut örneklerinden biri olan Babıâli Baskını’nı doğru anlamak ve kavramak günümüzde devrim tarihimize yapılan saldırıları da boşa çıkarmamıza yardımcı olacaktır.”

Günümüzde emperyalizmin gerçekleri ve gerçekliği ters yüz ettiğine şahit olmaktayız. Ülkemizde de kendi ürettiği aydın tiplemeleriyle “askeri vesayetin atası, bütün darbelerin ilk örneği” gibi adlandırmalarla devrim tarihimizin fedai eylemi olan Babıâli Baskını’na saldırmaktadırlar. İttihatçıların fedai geleneğinin en somut örneklerinden biri olan Babıâli Baskını’nı doğru anlamak ve kavramak günümüzde devrim tarihimize yapılan saldırıları da boşa çıkarmamıza yardımcı olacaktır.

DENETLEME YILLARI

1908 Hürriyet Devrimi ile İstibdat Dönemi’ne son veren İttihatçılar belirli bir süre iktidarı bütünüyle ele alamamışlardır. Devrimden sonra yapılan her seçimde Meclis’te çoğunluğu sağlamalarına rağmen iktidar olamamış bunun yerine “uzaktan kumanda” ile hükümetleri yönetmeye çalışmışlardır. Ancak 1912 yılına gelindiğinde yapılan seçimlerde yine çoğunluğu kazanan İttihatçılar hükümetten kendileri çekilmiş ve devamında 5 Ağustos 1912 günü Meclis feshedilmiştir.

Yeni Meclis’te İngiliz yanlısı ve İttihatçı düşmanı Kamil Paşa’nın hükümet kurması vatan için olumsuz sonuçları beraberinde getirmiştir. Balkan Savaşları’yla Batı Trakya’nın elden çıktığı dönemde Kamil Paşa Hükümeti’nin İttihatçıları tutuklamak için seferberlik ilan etmesi vatanına bağlı bir insanın olması gereken makamlarda kimlerin oturduğunun somut bir göstergesi olarak tarihteki yerini almıştır. Bunun yanı sıra Balkan Savaşları’nda durumun ilerlemesi ve Edirne’nin elden çıkmak üzere olması İttihatçılar için toplanmayı mecbur kılmıştır.

Baskın planlarının konuşulduğu ve tartışıldığı bu toplantıda baskın fikrini sadece düşman kuvvetlerinin Edirne’yi ele geçirmek üzere olmasına bağlamak kanımızca doğru değildir. Bu büyük bir etkendir ancak asıl mesele 1908 yılında Hürriyet Devrimi’yle gerçekleştirdiklerini yani “Devrimi kurtarma” meselesiydi. İşte burada devrimci kararlılık ve fedai ruhu ön plana çıkmaktadır. Enver Bey’in Babıâli’nin zorla ele geçirilmesi kararı için sunduğu planda “Yeter ki siz bana 50-60 fedai verin!” demesi Türk devrimcilerinin fedai geleneğinin somut bir göstergesidir.

 ‘MİLLET SİZİ İSTEMİYOR, İSTİFA EDİNİZ’

23 Ocak gününe gelindiğinde ise yapılan plan şöyleydi: Yenibahçeli Nail, Azmi ve Sudi Beyler polis merkezini basacak; Kara Kemal yanında birkaç fedai ile İstanbul Telgrafhanesi’ni kontrol altında tutup haberleşmeyi engelleyecek; Talat Bey ile Mithat Şükrü ise Enver Beyleri Babıâli’nin girişinde bekleyeceklerdi. Babıâli’ye yanında İttihat’ın komitacı fedaileri ile giren Enver Bey içeride Kamil Paşa Hükümeti’ne istifa ettirtmiştir. Kamil Paşa Hükümeti yerine de Mahmut Şevket Paşa Hükümeti kurulmuştur. Bu baskınla birlikte İttihat ve Terakki’nin “Tam İktidar” dönemi başlamıştır. Vatanı kurtarmak için mevcut hükümeti devirerek hükümeti kuran İttihatçılar için Babıâli doğurduğu sonuçlar bakımından çok önemlidir. Babıâli Baskını ile “Denetleme iktidarı” pozisyonundan çıkan İttihat ve Terakki ülkenin yönetiminde egemen kuvvet olmuş ve ülkenin kalkınmasında ve gelişmesinde önemli atılımları gerçekleştirmiştir.

Bunun yanı sıra ordudan eski rejim yanlısı “alaylıların” temizlenmesi ve yerine devrimci genç subayların gelmesi hem ordunun modernleşmesini sağlamış hem de daha sonrasında Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda savaşı ustalıkla yöneten kadrolar yetişmesini sağlamıştır.

Kemalist Devrimi gerçekleştirecek kadroların yetişmesini sağlayan İttihat ve Terakki’nin mücadeleye devam etmesi ve Hürriyet Devrimi’nin sürmesi Babıâli Baskını ile gerçekleşmiştir. Hikmet Çiçek ağabeyimizin de dediği gibi “Babıâli Baskını Milli Mücadele’nin işaret fişeğidir.”

Kaynakça:

Ahmad Faroz, İttihat ve Terakki, Kaynak Yayınları, 9. Basım, İstanbul, Nisan 2013

Kuran Ahmet Bedevi, Babıâli Baskını, Tarih Dünyası Dergisi, C.2, Sayı 14, s.608-610, İstanbul, 1950

Küçük Cevdet, Babıâli Baskını, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c. 4, s. 389-390

Akşin Sina, Kısa Türkiye Tarihi, Türkiye İş Bankası Yayınları, 20. Basım, İstanbul

Çiçek Hikmet, Babıâli Baskını Milli Mücadele’nin İşaret Fişeğidir, Aydınlık gazetesi, 23 Ocak 2013

Çiçek Hikmet, Uğurlu Gün Perşembe!, Aydınlık gazetesi, 24 Ocak 2013

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir