VP Burdur Mv. Adayı Ersöz, Ergenekonda Yargıtay’da savunma yaptı

Yargıtay’da Ergenekon temyiz duruşması devam ediyor.

Dün duruşmanın 11’inci gününde Vatan Partisi Burdur 1’nci sıra

Milletvekili adayı emekli Jandarma General Levent Ersöz savunma yaptı

Yargıtay’da devam eden Ergenekon temyiz duruşmasının 11’inci günü, Vatan Partisi Burdur 1’nci sıra Milletvekili adayı emekli General Levent Ersöz’ün savunmasıyla başladı. GATA’da tedavi görürken Ergenekon savcılarınca Silivri hapishanesine gönderilen ve tedavisi eksik kaldığı için içindeki et yiyici virüsün tahribatı sonucu yürüyemez durma gelerek yıllardır tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Ersöz, Yargıtay’a yürüteçle geldi. Merdivenlerden görevlilerin yardımıyla çıkabilen Ersöz’ün salondaki yerini alması dakikalar sürdü. Oturarak savunmasını yapan Ersöz için sehpa getirtildi.

Ergenekon davasının Yargıtay’daki temyiz duruşmasında savunma yapan Vatan Partisi Burdur 1’nci sıra milletvekili adayı Jandarma General Levent Ersöz, Ergenekon kumpasıyla Türk silahlı Kuvvetleri (TSK) üzerinden Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’ne büyük bir saldırı yapıldığını söyleyerek, operasyonların PKK ve cemaat ile birlikte yürütüldüğünü hatırlattı; “cemaat yapıları içinde de bugün terör örgütü olarak hakkında iddianame hazırlanan Gülen grubuna tüm destekler verilmiş, önü açılmıştır. Bu saldırı gerçekte TSK üzerinden Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmıştır. Bu çalışmalarda ne yazık ki MİT içindeki bazı unsurlar da Emniyet içindeki bu unsurlarla işbirliği yapmıştır” diye konuştu.

DAVA, SUÇUN SORUŞTURULMASI DEĞİL, SUÇ VE SUÇLU YARATMAK İÇİN DELİL TEMİNİDİR

Vatan Partisi Burdur 1’nci sıra Milletvekili adayı Levent Ersöz’ün avukatı Hulusi Coşkun, davanın aslının bir “suçun soruşturulması” değil “suç ve suçlu yaratmak için delil temini” olduğunu belirterek her şeyin berbat edildiğini söyledi. Avukat Coşkun, “Bir emekli general silahlı örgüt kurmakla suçlanıyor. Bu TSK ‘ya silahlı örgüt tanımını yakıştırmaktır ki, herhalde hiçbirimizin hoşlanacağı bir yaklaşım değildir” dedi.

Levent Ersöz’ün ağır hastayken cezaevine gönderilmesi için GATA komutanına yapılan baskıyı ve sonradan o komutanın da tutuklandığını, Silivri Devlet Hastanesi ve Haseki’deki doktorlarla baskılar yapıldığını anlatan Avukat Coşkun savunmasında, “Geçiniz tutuklu, sanık haklarını en temel sağlık hakkı konusunda öyle bir kötü dönem yaşandı ki Levent Paşa o mikrop nedeniyle sakat olarak huzurunuza getirildi. Hukuk ve adalet tarih boyunca can almada kullanılmıştır, bundan üzüntü duyuyorum” dedi.

Abdullah Öcalan tarafından şikâyet edilen ve tutuklanması istenilen devlet görevlileri içinde yer aldığını belirten Ersöz, bu dava ile Atatürk İlke ve Devrimlerine ve Türk Bayrağına sahip çıkmanın suç haline getirildiğini ifade etti.

Vatan Partisi Burdur Milletvekili adayı olan Ersöz, bu dava üzerinden Türkiye Cumhuriyetini ve ülkesini yeniden dizayn etme hedefini güden başta Amerika, İngiltere ve Almanya olmak üzere dış güçler ve yerel işbirlikçilerinin hedeflerine ulaşması adına epeyce mesafe kat edildiğini söyledi.

Ergenekon davası sürecinin 30 yıl önce ABD tarafından planlandığını ve dalgalar halinde birçok aşamada gerçekleştirildiğini, esas hedefin Türkiye Cumhuriyeti devletinin parçalanması olduğunu belirten Ersöz, “bu süreç, 1985 tarihinde ABD tarafından planlanıp safha safha gerçekleştirilen planın ve atılan adımların sonucudur. Asıl hedef, Türkiye Cumhuriyetini bölüp parçalamak ve tarih sahnesinden silmektir. 1950-1980 döneminde kullanılan argüman ve toplumsal ayrıştırmanın sonuca ulaşmada yetersiz olduğunu gören ABD, 12 Eylül sonrasında Özal dönemiyle birlikte hedefe ulaşmak için ekonomi ve siyaset dünyasının şekillendirilmesi, etnik ayrımcılık ve din profilli argümanları kullanma yolunu tercih etmiştir” diye konuştu.

“BU SALDIRI TSK ÜZERİNDEN TÜRK MİLLETİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNE YAPILMIŞTIR”

Amerikan projesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleri olan ulus devlet, üniter ve laik devlet yapısının yıkılmasının hedeflendiğini bildiren Ersöz, “bunu sağlamak için bölücü örgüt ve siyasal uzantıları ile bazı cemaat yapılanmalarını kullanarak yürümüşlerdir. Cemaat yapıları içinde de bugün terör örgütü olarak hakkında iddianame hazırlanan Gülen grubunun siyaset, ekonomi ve devlet yapılanmasında ihtiyaç duyduğu maddi manevi tüm destekler verilmiş, önü açılmıştır. TSK öncelikli hedef seçilmiştir. Bu saldırı gerçekte TSK üzerinden Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyetine, devletine yapılmıştır. Siyaset ve bürokrasi üzerinden TSK Komuta kademesi dezenformasyona tabi tutulmuştur. Bu çalışmalarda ne yazık ki, MİT içindeki bazı unsurlar da Emniyet içindeki bu unsurlarla işbirliği yapmıştır” ifadelerini kullandı.

 “İMRALI CANİSİ TARAFINDAN TUTUKLANMAM İSTENDİ”

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde yurtiçi ve yurtdışında çeşitli görevlerde 30 yıl hizmet ettiğini söyleyen Ersöz, “her iki tehdit odağıyla mücadelede yasal zeminde kalarak görev ve sorumluluklarımı etkin bir şekilde yerine getirdim. Bugün ülkenin temel sorunlarından olan terör sorunun çözülmesi konusunda rahmetli şehit generaller Eşref Bitlis, Hulusi Sayın, İsmail Selen ve Bahtiyar Aydın ile çalıştım. Şırnak, Diyarbakır illerinde ikişer kez görev yaptım. Bugün siyaset sahnesinde yer alıp ‘vatandaşları yönlendirerek askerin köy yaktığını ileri sürerek devleti şikayet eden, halkı isyana teşvik eden o bölgedeki siyah cübbeli kişiler’ hakkında yasal işlem yaptırdım. Yıllarca peşinden koştuğumuz Bölücü başı caninin hapsedildiği İmralı Adasının sorumluluğunu üstlenmekte hayatın ayrı bir cilvesiydi. Cani tarafından şikâyet edilen ve tutuklanması istenilen devlet görevlileri içinde yer aldım. Hakkımda, gizli yalancı tanık beyanları ve malum medyanın yayınları üzerinden çeşitli soruşturma ve davalar açıldı” şeklinde konuştu.

“CD’LERLE YAPILAN SAHTECİLİK”

Bu davayı kurgulayan polis ve yargı mensuplarının, kişi ve kurumları birbirine irtibatlamak için Ergün Poyraz ve İşçi Partisi üzerinden hareket ettiklerini bildiren Ersöz, “Ergün Poyraz 28 Temmuz 2007’de gözaltına alınmış ve yukarıda açıkladığım iki sahtecilik olayı üzerinden bana ulaşmak istenilmiştir. Yetinilmemiş, 21 Mart 2008 tarihinde İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada sahte CD’ler yerleştirilerek Ergun Poyraz’a, şahsıma, bizler üzerinden de Jandarma personeline ulaşılması planlanmıştır. İstanbul Emniyetinin durum tespiti olarak yazdığı ‘diğer dokümanlarda adımın geçtiği ve örgütün toplantılarına katıldığım’ yalanı Parti Merkezine yerleştirilen CD’ler de yapılan sahteciliğe dayanmaktadır” açıklamalarını yaptı.

 

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir