Zarrab şantaj küstahlığının beş hedefi

Amerikan emperyalizminde oyun çoktur. Geçtiğimiz yıllarda Açılım denen ihanet süreci sonlandırılıp PKK’nin kazdığı hendeklere gömülmesi ve ilan ettiği özerklikte boğulması ile kuzey Suriye’deki ABD-İsrail koridoruna Fırat Kalkanı adıyla hançer gibi sokularak engellenmesi üzerine “terör sağanağı” ile karşılık vermişti. Şimdi Zarrab davasıyla Türkiye’nin üzerine abanıyor. İran’ın petrol paralarını kullanan ve İran’a Amerikan ambargosunu delmekle suçlanan Zarrab davasıyla “diktatör” ilan ettikleri Erdoğan meselesini uluslararasılaştırma amaçlanıyor.

Aydınlık gazetesinin haberine göre, Zarrab davasını şantaj olarak kullanan Washington yönetimi, bu dava üzerinden Türkiye’yi Rakka operasyonu, İran’ı kuşatma ve açılım gibi konularda kendi planlarına katmaya çalışıyor.

Davada Zarrab’ın avukatlığını üstlenen Yahudi lobisinin önde gelen ismi Rudolph Giuliani ve Bush döneminin Adalet Bakanı Michael B. Mukasey, Şubat ayı sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmek için Ankara’ya gelmişlerdi.

Cumhurbaşkanlığı görüşmeyi sır gibi saklarken, Giuliani ve Mukasey mahkemeye verdikleri ifadede amaçlarının davaya diplomatik yoldan çözüm bulmak olduğunu söylediler. “Davada Zarrab’ın lehine gelişmeler sağlanması halinde, Türkiye’nin Amerikan ulusal çıkarlarını daha fazla savunabileceğini” öne süren Mukasey’in sözleri ise, Erdoğan ile görüşmede masada nelerin bulunduğu sorusunu tekrar gündeme getirdi.

Zarrab davasını şantaj malzemesi yaparak tavizler koparmaya çalışan ABD’nin çantasındaki hedefleri şunlar:

TÜRKİYE YPG’Lİ RAKKA OPERASYONUNA İKNA EDİLECEK

Nisan ayı başında Rakka operasyonun başlayacağını ilan eden ABD, henüz herhangi bir harekât yapmadı. ABD’li komutanlar YPG’nin operasyonda mutlaka olacağını söylerken, Türkiye’nin YPG ile ortak operasyona kesin biçimde karşı çıktığı biliniyor. Türkiye’yi YPG ile ortak bir operasyona zorlayan ABD’lilerin ise Zarrab davasıyla bu amaçlarına ulaşmaya çalıştıkları öne sürülüyor.

Clinton, Bush ve Obama dönemlerinde ABD Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmış olan, “güvenilmez bir müttefik: Erdoğan Diktatörlüğü Altında Türkiye” adlı kitabın yazarı David Philipps, Alternet haber sitesine verdiği 10 Nisan günlü demeçte “Trump, Rakka harekâtına Türkiye’nin onayını almak için davayı kapatabilir” ifadelerini kullanmıştı.

Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ da önceki gün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Zarrab davasının düşürülmesi karşılığında Erdoğan’ın, ABD’nin Rakka planını kabul edeceğini ileri sürdü.

ASTANA MASASI DAĞITILACAK

Giuliani ve Mukasey’in çantasındaki konulardan bir diğeri de Astana masasını dağıtmak. Türkiye-Rusya ve İran’ın girişimiyle Suriye’de kalıcı barışın tesisi için yürütülen görüşmeler, sahada önemli başarılar elde etmişti. Böylece masa dışında kalan ABD ise sahadaki inisiyatifi kaybetti. Koridor hedefinden giderek uzaklaştığını anlayan ABD’liler, Astana sürecini baltalamak için çeşitli girişimlerde bulunsalar da, masayı dağıtmayı beceremediler. İşte Zarrab şantajıyla hedeflenenlerden birisinin de Astana sürecini baltalamak olduğu en yaygın görüşlerden.

İRAN’LA İŞBİRLİĞİ BOZULACAK

Trump’ın başkanlığa gelişiyle birlikte daha saldırgan bir İran politikasına dönen ABD’nin, İran karşıtı bölgesel müttefikler arayışı devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde İran karşıtı politikaları görüşmek üzere Ortadoğu turuna çıkan ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, Suudi Arabistan, Mısır, İsrail, Katar ve Cibuti ziyaretlerinde bulundu. İran’a karşı kaldırılan yaptırımlar hakkında soruşturma açılmasını isteyen Trump da konuşmalarında İran’ı sert bir şekilde hedef aldı. Türkiye’yi de İran karşıtı ittifakın içine çekmeye çalışan ABD, bunun için İran asıllı Türk işadamı Reza Zarrab’ın anlattıklarına bel bağlamış durumda. Türkiye ise her ne kadar İran karşıtı söylemlerde de bulunsa, hem güvenlik hem de ekonomik açıdan çok önemli bir komşusunu doğrudan hedef alma taraftarı görünmüyor.

AÇILIMA GERİ DÖNÜLECEK

ABD’nin kara gücü konumundaki terör örgütü PKK, TSK’nın 24 Temmuz 2015’te başlattığı hava harekatıyla birlikte yaklaşık 2 senede hendeklere gömülmüştü. Ardından milletvekillerine yargılanma yolu açılarak, PKK’nın yasal partisi HDP’nin yöneticileri, terör örgütüne yardım ve yataklıktan tutuklandı. Böylece 2. İsrail Projesi’ndeki en değerli piyonunu kaybeden ABD, açılım dönemini yeniden başlatabilmek için bütün medya organlarını ayağa kaldırdı. Batı basını PKK ile mücadeleyi “katliam, diktatörlük” gibi ithamlarla hedef alarak durdurmaya çalıştı. Başarısız olunca da Zarrab şantajına sarıldı.

TÜRKİYE AVRASYA’DAN KOPARILACAK

Türkiye’nin PKK ve FETÖ’nün üzerine kararlı biçimde yürümesi, Fırat Kalkanı’yla Kürt Koridoru’na bıçak gibi girmesi, Rusya ve Çin ile işbirliğini geliştirmesi, en nihayetinde 15 Temmuz hain darbe girişimini getirmiş ve bu Amerikancı girişim, ordu-millet birlikteliği ile bertaraf edilmişti. Türkiye her geçen gün Avrasya cephesindeki yerine doğru yönelirken, Türkiye’nin dostluğunu kaybeden ABD de bölgesel amaçlarını başarmaktan uzaklaştı. Türkiye’yi kaybetmenin bölgedeki tüm inisiyatifi kaybetmek olduğu gören ABD’liler ise Türkiye’yi Avrasya’dan koparacak her adımı atıyorlar. Darbe girişimiyle iktidarı değiştiremeyenler, şantajla iktidardakileri avuçlarının içine almaya çalışıyor.

Bu Haberi Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir